16 Eylül 2022 Cuma

SAVAŞ (WOLFGANG BORCHERT'İN ANISINA) (ŞİİR)

 Uygarlık kokusu değil havada

Bomba, yanık insan eti ve yıkılmış duvar kokusu var

Çağdaşlık sesleri değil havada

Çığlık, acı, hıçkırık, inleme sesleri var

Bilim mürekkebi değil havada

Kan ve göz yaşı ıslaklığı var

Hava çok kapalı, ötesiz bulutlu, acele yağmurlu

İki yağmur yağıyor gökden

Bomba yağmuru

Korkarak, kaçarak, bir güvercin sürüsü gibi yağan yağmurun üstüne

Bir atmaca, bir av köpeği, bir avcı gibi atılıyor

Altın dişler gibi ışıldayan ve keskin dişleri ile,

Çiçek yerine bomba kokuyor yanları kalmamış her yan

Zaman yerine, günler, yerine, aylar yerine, yıllar yerine

Saniyeler yerine, akrepler yerine, yelkovanlar yerine

Bombalar gidip geliyor

Saatler zamanı değil bombaları göstermek için takılmış

Mum ışıkları yerine bombalar yanıp sönüyor

Göz bebeklerini şamdan olarak kullanıp

Ayak izlerinde ayaklar yerine bombalar var

İçeride içerisi değil

Dışarıda dışarısı değil

Bombalar var

Kulak zarlarını müzikler yerine

Bombalar sallıyor

Eller iş, ekmek, aş, özgürlük

Telefon kontörü, gofret, kola, pizza, demokrasi değil

Bombalardan kaçmak arıyor

Sevgilinin, aşkın, sevdanın

Gülün, karanfilin gelmesini değil

Bombaların gelmemesini bekliyor

Kapılar, pencereler, duvarlar, çatılar, sarmaşıklar

Ağızlarda anne, baba, eş, kardeş, iş sözleri değil

Bomba sözü var

Düşen gövdeler kaldırılmayı değil

Bombaların görmemesini diliyor

Ekmek aslanın ağızında değil

Bombanın ağızında

Gözler bombaları görmemek için kör

Kulaklar bombaları duymamak için sağır olmaya razı

En çok çalışan işçi

Bombalar ve ölüm

Ayaklar bombalardan kaçıyor

Dünden, bugünden, yarından değil

Bomba yerin, göğün ve arasındaki herşeyin

Gecenin, gündüzün, her soluğun, her çığlığın, her rengin, her dilin

Her boyun, her cinsiyetin, her gelir düzeyinin, her yolcanın(adresin)

Efendisi

Çiçekler açmıyor

Bombalar açıyor

Çocuklar kovalamıyor

Çocuklar kaçıyor

Sevgi, saygı değil

Isıtıyor

Bombalar,

Her kapı, her pencere, her çatı, her baca, her duvar

Bomba sırasını bekliyor

Bomba akıyor pınarlar, dereler, çaylar, ırmaklar

Resim çerçeveleri yerine

Bombalar takıyor duvarlar,

Her savaşın altında ya boşinançlar ya nefs var

Biliyorum yenecek, yenmek zorunda birgün

Kötü, ahlaksız, zalim, vicdansız, onursuz, nefs hastası insanları

İyi, ahlaklı, onurlu, bilimsel, vicdanlı, insanca insanlar,

Şarkı üstünde şarkı

Taş üstünde taş

Duvar üstünde duvar

Anı üstünde anı

Dal üstünde çiçek

Gövde üstünde baş kalmamış

Sanki dünya insanlığı, uygarlığı, çağdaşlığı, aşkı hiç yaşamamış

Sanki dünyada tek bir üniversite olsun hiç açılmamış

Sanki tek bir tane olsun insanca hiç kitap yazılmamış

Dostluğu değil savaş çığırtkanlarını, savaş tüccarlarını ağırlıyor

Rahat, gösterişli, pahalı, moda koltuklar

Yaşayanlar henüz ölmediklerine seviniyorlar

Ölüler çoktan ölmüşlüklerine

Çocuklara Miki’li, çiçekli, kelebekli çocuk pedi

Gençlere ayaklarını yerden kesen gofretler, çikolatalar, kolalar

Bilgisayar oyunları

Bayanlara ped, dudak boyası, rimel, maskara, fondöten, parfüm

Saçlara şampuan, jöle, bıriyantin, boya

Hastalara ilaçlar

Evlere boya, koltuk, beyaz eşya üretmiyor

Sürümden değil taneden kazandıran

Bombalar yapıyor artık fabrikalar

Şaşırmış yeryüzü

Bilmiyor neresi, neresi

Gök bomba gölgesi

Yer bomba gölgesi

Cinayetlerde parmak izi, Dna aranmıyor artık

Her cinayetde bomba metali, bomba izi,

Nerede dün

Fahişeleri alkışlayan eller, öpen dudaklar

Okşayan tenler

Fahişelere verilen övgüler, güller, karanfiller

Hangi karanlık, insanlık dışı, bombacı ruhların inlerindeler,

Bombalar fahişelere benzerler

Tek bir çığlık atmak yerine

Binlerce, milyonlarca çığlık attıran

Üstelik yalan söylemeye de gerek yoktur onlara

Üstelik birbirlerini kıskanmazlar

Birbirleri ile saç saça, baş başa kavga etmezler

Ve bedendeki tek birşeyi değil

Herşeyi boşaltırlar uluortaya,

Bilinç değil, bilinçsizliktir savaş

Beyin değil, bedendir savaş

Bombalarda akıl olsa

Yapanları, düğmelerine basanları ve bastıranları yok ederler önce,

Haydi çocuklar

Okullar kapalı artık süresiz

Çünkü bu insanlığın, bu dünyanın

İnsanca olmak isteği yok

Hayvanlar yaşamak için öldürür

Ne yerde ne gökde ilah yok

İnsanın insanı öldürmeye hakkı yok

Gerçekde birer yalan, vatan denilen umutlar

Gerçekde birer canavar, vatan denilen yarınlar

Gerçekde birer hainlik, vatan denilen kahkahalar,

Bunca bilim, teknoloji

Hayvanlaşamadığı için mi var insanlık

Bunca yük

Bunca bomba

Bunca savaş

Hayvanlaşamadığı

Hayvanlaşmayı beceremediği için mi insanlık?

Haydi çocuklar

Bunca okul, bunca bilim, bunca sanat, bunca kültür

Bunca kitap, bunca öğretmen, bunca okul boşuna

Kitaplarınızı, defterlerinizi yakın

Kalemlerinizi kırın, silgilerinizi parçalayın

Süt, yumurta, peynir, ekmek, meyve değil

Düzen böyle istiyor

Kapitalistler, özel sektör, egemenler, ağalar, beyler, padişahlar, kırallar

Kraliçeler, pirensler, pirensesler

Savaş fabrikatörleri, savaş tüccarları, savaş zenginleri böyle istiyor

Tabanca, mermi, bomba, boğma telleri koyun beslenme çantalarınıza,

Haydi çocuklar, savaşa

Haydi

çocuklar

sa

va

şa.


Necdet Gürçiftçi

Bir Türk-Türkiye bilgesi

12 -Kasım-2012 tarihinde internette yayınlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.