31 Mart 2022 Perşembe

ROSSİYSKAYA(RUSYA) VE SİYASETİN ABUKSUBUK DURUMU (ŞİİR)

 Siyaset ahlakta ve bilimde birleştirmek değil

Ahlakdışılıkla ve bilimdışılıkla bölmek ve düşman etmektir

Siyasetin incirçekirdeği(incir çekirdeği) kadar

Ve iki dakika sonrasını bile düşünemeyen bir dünyası vardır

O da devekuşu gibi kafası kuma yani akıl-ruh sağlıksızlığına gömülüdür

Bu nedenle ki siyaset hem mantıksızlık ve tutarsızlık içindedir

Bu nedenle ki siyasetin temel çözümü ya ahlaksızlık ya diktatörlük

Ya yalan, ya inkar olur

Yani insanca bir dünya olmaz

Çünkü insanca dünya beyinin ve evrenin nicel zirvesi olan bilim

Nitel zirvesi olan ahlak üzerine kuruludur ki bu iki zirve insanı hayvandan ayıran

En üstün farklardır

Oysa siyaset toplumları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde böler

Ve insanları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde birbirlerine düşman eder

Yani siyasetin temel sermayesi toplumların cehaletidir

Oysa demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demektir

Yani durum ki siyaset insanları ve toplumları kandırma, aldatma sanatıdır

Tıpkı astroloji, sihirbazlık, medyumluk, falcılık, büyücülük gibi

Yani siyaset ya takımgiysili(takım elbilsei), kıravatlı(kravatlı) deliliktir

Ya da takımgiysili, kıravatlı zorbalık,

Durum ki siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-mantıksız-akılruh sağlıksız-insanlıkdışı-vahşi

Bir dünyadır ki bu nedenle de ne demokrasidir, ne laikliktir, ne özgürlüktür, ne adalettir

Ne medeniliktir, ne insaniliktir, ne çözümdür

Bu nedenle ki Muhammed siyasetin atası, kökeni, temeli olan hükümdarlık için

'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' demiştir

Yani hükümdarlık, diktatörlük gibi şeylerin dine ve insanlığa aykırı olduğunu demiştir

Bu nedenle ki tümü de kapitalist(özel sektörcü), ve Hıristiyan(Hristiyan) olmasına karşın

Usa(Abd), Ukrayina(Ukrayna), ve Rossiyskaya(Rusya) birbirleri ile savaşacak kadar

Birbirlerine düşman durumdalar ki bu durum yalnızca terörün değil

Siyasetin de vatanının, milletinin, dininin, ahlakının, insaniliğinin, medeniliğinin

Olmadığının kanıtıdır,

Sovyetler birliği kuramsal olarak 'İşçi, ve bilimsellik devleti' idi

Rossiyskaya ise 'Kapitalist, ve bilimdışılık devleti'

Bu durumda açık ki kuramsal olarak da olsa işçiye ve bilimselliğe aykırılığın yanında

Yeralmak(Yer almak) doğruya da, iyiye de, ahlaka da, bilime de, dine de aykırıdır

Yani Sovyetler birliği ne kadar yanlış yolda idi ise Rusya da en az Sovyetler birliği kadar

Aynı yanlış yolda bulunmakta

Yani Sovyetler birliği çözüm olmadı ise Rossiyskaya da çözüm değildir

Çünkü çözüm ancak Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim'dedir,

Genelde siyasetin, özelde ise Rossiyskaya'daki düzenin abuksubukluğunun, saçmasapanlığının

Mantıksızlığının bir kanıtı da şudur:

Biden'ın 'Putin iktidarda kalmamalıdır' sözüne

Putin yandaşları 'Bunun kararını biz veririz' dedi

İyi de aynı Rossiyskaya değil mi Ukrayine'ye 'Zelenski'yi iktidardan indirin

Bizim istediğimiz birini seçin' diyen?

Hem öteki ülkelerin işlerine karışıp hem de 'Benim işime karışma' demek

Yalnızca mantıksızlık, tutarsızlık değil akıl-ruh sağlıksızlığıdır da

Çünkü akıl-ruh sağlığının temeli de mantıktır

Yani siyaset yalnızca bölücülük, düşmanlık, mantıksızlık, ve tutarsızlık öğretmez

Moda gibi bir de akıl-ruh sağlıksızlığı öğretir

Bu nedenle ki binlerce üniversite olan 21. yüzyıl bile barbarlık, vahşet, bilimdışılık

Ahlakdışılık, insanlıkdışılık içinde

Çünkü üniversiteleri de, hukuku da kendini bile doğru yönetemeyen siyaset yönetiyor,

Gerçek ki en doğru tek yönetim biçimi

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlakçılık ve bilimselliktir',

Ülkeler bilmeliler ki başlarına

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim'i seçmiyorlarsa

Bilmeliler ki ahlaka ve bilime göre de

Akıl-ruh sağlığı bilimine göre de

Dine göre de, ahlaka göre de

Bilime göre de, mantığa göre de normal olmayan kişileri seçmişler demektir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.4.22/09.10

MEVLANA VE ATATÜRK DÜŞMANLIĞI FETÖ KAPSAMINDA SORUŞTURULMALI SAVIM

 Felsefe doğruya, gerçeğe, iyiye giden tek yoldur. 

 

Felsefe der ki 'geneli anlamadan özeli anlamak olmaz'.

 

Farkındasınız ki ülkemizde son 15 yıldır Mevlana'ya ve Atatürk'e düşünsel bir saldırı var öyle ki hakaret özelliği bile taşıyabilirler.

 

Felsefe bilmeyen yani felsefel olmayan yani yalnızca özel içine tıkılmış akıl için bunlar rastlantı olabilirler ancak felsefe  herşeyde hem rastlantı olabileceğini hem de rastlantı olmayabileceğini de öğretir.

 

Son 15 yıla baktığımızda daha önceki zaman alanına uymayan ilginç bazı şeyler oldu örneğin Gdo, sağlığa zararlı gıdalar, sağlığa zararlı gıda katkıları, şifacılık, ahlakdışı moda akını, ahlakdışı turizım(turizm) akını; dolandırıcılık, fuhuş ve uyuşturucu suçlarında olağanüstü artışlar; çetede olağanüstü artışlar; vicdansızlıkta olağanüstü artış; ahlakdışı sanatçılıkta artış; çıplaklıkta artış. Yani toplumu, milleti, ülkeyi bir arada tutan herşeye karşı bir karşı akın durumu.

 

Felsefe olmayan akıl için bunlar ya rastlantı ya da sıradan, önemsiz şeyler olabilir. Ancak genele baktığımızda bunlara eşlik eden başka şeyler de oldu örneğin Bop, Fetö, Atatürk düşmanlığı, Mevlana düşmanlığı, Atatürk'ü küçük düşürme çalışmaları, Mevlana'yı küçük düşürme çabaları. Buradan şunu anlamalıyız ki Gdo gibi şeyler yanlarında bir de Türkiye için söylersek, Türkiye'nin düşünsel, felsefel, nitel, insanlıksal, insancıl, ahlaksal milli değerlerine bir saldırı da var; bunun bir örneğini de Hindistan'da, Hindistan'ın milli kişilerinden, milli değerlerinden Gandhi'ye İngilizlerce eşcinsel savıdır. Aynı şey ülkemizde de yaşanıyor; Mevlana'ya eşcinsel diyenler çıktı, çıkıyor. Biliyorsunuz Mevlana'ya eşcinsel savının en belirgin, en genel, en dışavurumlu örneği Hulki Cevizoğlu'nun Ceviz kabuğu adlı yayınında yaşanmışdı.

 

Ben Atatürk'e de, Mevlana'ya da bu tür ruhsal, düşünsel, kültürel saldırıların rastlantı olmadığını ve hem Gdo hem de Bop kapsamında olduğunu ve bu tür şeylerin tüm ülkelerin doğru, iyi, nitel milli kişilerine ve milli değerlerine yönelik, Batı merkezli, küresel, sürekli, kararlı bir saldırı olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamdan olarak Yunus Emre'yi de kötülemek için bu tür çalışmaların yapıldığını düşünüyorum.

 

Savım ki Mevlana, Atatürk gibi topluma düşünsel, mantık, akıl, vicdan, kültür, insanlık olarak yararlı kişileri karalama, gözden düşürme çabaları Batı derin devleti odaklıdır ve bu açıdan da Fetö kapsamındadır. Dikkat edin bu durum Gdo ile başladı, Fetö ile zirveye ulaştı.


Yine savım ki bu bağlamdan olarak Türkçeye sürekli yabancı sözcükler; Türkiye'ye de ahlakdışı moda ve çıplaklık sokuluyor

 

Tüm bunlardan amaç ülkelerin milli, ulusal yapılarını ve birliklerini bozmak ve başta Abd ve İngiltere olmak üzere Batıya açık, yem, av, pazar, esir haline getirmektir. Bu nedenle önerim Atatürk, Mevlana, Yunus Emre gibi topluma, ülkeye felsefel, düşünsel, ahlaksal, vicdansal, evrensel, kültürel değerler veren kişilere sahip çıkmaktır, onları korumaktır çünkü bu tür kişiler toplumları, milletleri, ülkeleri bir arada tutan kişilerdir, onlar çözülürse toplumlar, milletler, ülkeler de çözülür, dağılır, yok olur. Yani ben Atatürk'e, Mevlana'ya saldırıların bireysel, rastlantısal olduklarını değil Batı odaklı ve insanlıkdışı bir dünya ve insanlıkdışı bir insanlık yaratmak olduğunu düşünüyorum.

 

Bu bağlamdan olarak Atatürk'e ve Mevlana'ya yönelik saldırıların bireysel ve rastlantı olaylar olarak değerlendirilmelerini ve yargılanmalarını değil Batı odaklı, Batı amaçlı, örgütlü, Türkiye'yi yok etmeye yönelik amaçlı ve bu amaçlı ajanlık çalışmaları ve Fetö kapsamlı etkinlikler olarak değerlendirilmesini ve yargılanmasını öneriyorum, savlıyorum ve bu tür şeylerin arkasında Batı derin devleti olduğunu ileri sürüyorum.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 20.5.17/10.54


DİN ORUÇ VE TÜRK DİL KURUMU (ŞİİR)

 ÖNCE MANTIK

Çünkü mantık yoksa mantıksızlık var demektir

Mantıksızlık varsa bağlanılan, sarılınılan durum yanlış demektir

Felsefe de, bilim de, ahlak da, din de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de

Adalet de mantıksızlık istemez

Yani insanlar felsefe, bilim, ahlak, din, demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet

İstemeden önce mantıklı olmayı istemeliler

Yoksa yanlışları doğru diye sahiplenirler,

Doğru insan olmak için de, doğru toplum olmak için de, mantıklı olmak için de

Önce sözcüklerin doğru anlamlarını doğru bilmek gerekir

Yoksa sanılar, varsayımlar, önyargılar, yanlışlar doğru yerine geçmiş olur,

Örnek ki insan özgürlüğü demek serbestlik demek değildir

İnsan özünün ahlaka ve bilime uygun olarak gür gelişimi demektir

Çünkü ahlak evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Demokrasi demek siyasi partilere oy vermek demek değildir

Ahlakçılık ve bilimsellik demektir çünkü demokrasi doğru birşeydir

İnsanlık için en doğru şey de ahlak ve bilimdir

Çünkü ahlak beyinin nitel zirvesi, bilim de nicel zirvesidir

Hukuk demek adalet demek değildir çünkü adalet demek doğru demektir

Doğrunun ölçütü de ahlak ve bilimdir çünkü ahlak zekanın nitel zirvesidir

Bilim de nicel zirvesi

Dini inanç demek din demek değildir çünkü dini inanç inanmak demektir

Oysa din dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediğidir

Yani insanlara, toplumlara, insanlığa doğru şeyler öğretilmiyor

Yanlışlar doğru diye öğretiliyor, insanlık önce bunu anlamalı artık

Yani insanca dünya önce sözcüklerde devrimle başlayacak

Sonra da dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarılmakla

Yoksa insanlık bilim ve teknoloji içindeki cehalet ve insanlıkdışılık olur,

Durum ki Türk dil kurumu 'Oruç' sözcüğünün de doğru anlamını bilmiyor

Çünkü 'Oruç Farsça sözcüktür' demiş

'Oruç Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden

Belli bir süre kendini alıkoyma' demiş

'Oruç çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma' demiş

Bence Türk dil kurumu ya da Tdk yanılıyor çünkü bence öncelikle 'Oruç' sözcüğü

Farsça değil Türkçe sözcük

Ve oruç Tanrı'ya ibadet için değildir, nefs köleliğini bitirmek içindir

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin hem nedeni ve amaçıdır

Hem de insan, toplum, insanlık için zorunlu olan akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı

Akıl-ruh sağlığını önler

İslamiyet'te Allah insanların aç kalmasını değil 'Din ahlak ve bilimdir

Ahlak ve bilim olmazsa din de olmaz'

Ve ' Fakirlik Müslümanın süsüdür, Müslümanın evi kamıştandır, yemeği bir parça ekmektir'

Ve 'Çarşı Şeytanın mescididir'

Ve 'Güçlü kimseye dünyalık elde etmek için eğilen kimsenin yüzüne

Allah dünyada da ahirette de bakmaz'

Ve 'Kıyamet öncesi ticaret yaygınlaşacak öyle ki kadın bile kocasına ticarette yardım edecek'

'Kişinin girdiği en kötü yer düğün evidir diyen Din hadisileri'nin tanımladığı gibi

'Ahlaklı, vicdanlı, bilimsel, nefssiz, ve mantıklı insan olmak' içindir

Yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı insanların ve toplumların

Oruçlarının dinsel hiçbir anlamı yoktur

Dinin insanların aç kalmalarına gereksinimi yok

Dinin amaçı insanları, toplumları, insanlığı, ve dünyayı dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımına uygun yapmaktır

Aç kalmakla dinli olunsaydı taşlar evliya olurdu,

'Oruç' sözcüğü 'ağız' ile ilgili ve sınırlıdır

Yani yalnızca ağızı kapsar, örnek ki gözü, kulağı, eli, ayağı kapsamaz

Yani oruçtan çokşey(çok şey) beklemek yanlıştır

Oruçtan beklenilen, istenilen tek şey ağızı nefsein kölesi olmaktan korumaktır

Bu nedenle asıl önemli olan şey oruç değil nefssizliktir

Yani ruhun, insanın genel olarak tüm kötülüklere uzak olması durumu

Oysa oruç yalnızca ağız ile kötülükler içindir

İnsanlar bunu anlamadıkları için örnek ki sigara, içki, bikini, mini etek

Tayt pantolon, mini şort gibi şeyleri bazıları yalnızca Ramazan ayı'nda oruçlanmakta

Ramazan ayı geçtikten sonra da dine aykırı durumlarını ve hayatlarını sürdürmekte

Yani oruçlarının ne ağızlarına ne de nefse karşı yararı, etkisi olmakta,

Dinde oruç ağız nefsini önlemek içindir

Dinde asıl amaç ise nefsi yok etmektir

Çünkü yemek, içmek kötülük yapmaz ancak nefs en büyük kötülüğü yapar

Yani nefse karşı savaşmadıktan sonra oruç yapmanın anlamı olmaz

Bu nedenle ki nefsi yenmiş insanın oruç yapmasına gerek yoktur

Ancak nefse nefse karşı eğitim, nefse karşıtlığı geliştirmek, nefse karşıtlığı korumak için

Her yıl oruç yapılabilir ancak zorunlu değildir

Ki zaten her yıl oruç yapmak hem ağız nefsinin, hem de nefsin yenilemediğinin

Kölesi olunduğunun kanıtı, belgesi olur

Dinde oruç ibadet(tapınma) değil insanın kendisini ağızda da doğru ile eğitmesidir,

İnsanlığın anlaması gereken ilk şey sözcüklerin doğru anlamlarıdır

İkinci şey dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımını öğrenmektir

Üçüncü şey 'Din halkın afyonu değildir, dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımı ile eğitimidir'

Dördüncü şey de 'Din ilahlar için değil insanlar içindir, insanları doğru ve iyi

İnsan yapmak içindir, ilahların dinli olmaya gereksinimleri yoktur

İnsanların aç kalmalarına da, kendilerine secde etmelerine de çünkü yoksa mantıksal olarak

Varlıklarını insanların varlıklarına, insanların egemenliklerine bağlamış olurlar

Üzüntüleri de, sevinçleri de, mutlulukları da, mutsuzlukları da insanların hallerine

Bağlı, bağlanmış, koşullanmış(şartlanmış) olur'

Ki din yalnızca ilahlara inananlar için değil dinsizler içindir de, herkes içindir de

Çünkü doğru ve iyi insan olmak herkesin hakkıdır, yalnızca belirli bir ilaha

İnananların değil,

Bu nedenle ki nefssiz insan yer, içer, oruçlu ve nefssiz olur da

Nefse köle insan hiç yemese, içmese de oruçlu, dinli, nefssiz olmaz

Bu nedenle ki hadis 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' diyor

Yani alimin yemesi, içmesi bile cahilin oruçundan(orucundan) üstündür,

Nefsi yenmişsen

Örnek ki üç gün aç olsan da önüne bir tabak bulgur pilavı, bir tabak da pirzola koysalar

Bulgur pilavını seçiyorsan

Sokaklarda lokma kuyruğuna girmiyorsan

Kerbela ayında yani vahşet ayında aşure getirseler de almıyorsan, yemiyorsan

Kurban bayramı'nda et yemiyorsan

Bedava yiyecek, içecek kuyruklarına girmiyorsan

Sigara, içki içmiyorsan

Denize gitmiyorsan

Akıldışı-ahlakdışı giyinmiyorsan

Hiçbir siyasi parti yandaşı değilsen

Çıkarın için yanlış, kötü şeyler yapmıyorsan

Vicdansız, merhametsiz, barbar, vahşi değilsen

Hiçbir sıpor(spor) kulübü yandaşı değilsen

Gösteriş için sıpor yapmıyorsan

Moda giyinmiyorsan

Yemeği zevk için yani ruhun için değil bedenin beslenmesi için yiyorsan

Yandaşlık yapmıyorsan, herkese hakkına göre davranıyorsan

Gerçekleri, doğruları, ve insanlığın çıkarlarını kendinden üstün tutuyorsan

Bedeni, toplumu, ve dünyayı aşmışsan

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyuyorsan

Nefssiz olabilirsin demektir, oruça gereksinimin olmayabilir demektir

Paranın kimde olupolmadığı(olup olmadığı) belli olmayabilir

Ancak nefssizliğin, ahlakın, ve dinin kimde olupolmadığı belli olur.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.4.22/06.30


MEVLANA İLE EĞLENMEK

 Ülkemizde felsefeden, bilimsellikten, kitap okumaktan, öğrenmekten uzak; beden yani nefs ile mutlu ve var olmak isteyen bir toplum olmayı istemeyi oluşturmaya, yaratmaya çalışan bir mantık ve kitlesi var.


Bu kitle ve mantık bir nefssizlik ayı olan Ramazan ayı'nı bile iftara yani yemeye içmeye yani ziyafete eşitlemektedir ki birer ziyafet yani nefsin de aşırısı halini almış iftar sofraları, iftar masaları bunun örnekleridir. Oysa din de oruç da nefse yani dinin ve insanın en büyük düşmanına karşı savaşımdır.


Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur, hadisine karşın bilime ve tasavvufa yani kitap okumaya yönelmesi gereken Müslümanlık bir güççe sürekli olarak bunlardan uzak tutulmaya ve dinin en büyük düşmanı olan nefse yönlendirilmeye çalışılıyor bence. Bunun sonu da özelde İslam dünyasının, genelde ise insanlığın geriliğinden başka bir birşey olmayacaktır.


Bilim ya da ilim yerine bu nefs öylesine azmış, aşırılaşmış, kendini bile bilmez olmuştur ki televizyonda görüyorum; Mevlana'nın dönme hareketini bile eğlence, eğlenti, nefs gösterisi haline getirenler var. Oysa sorsan Mevlana'nın kaç sözünü sayabilirler; Mevlana'nın kaç yazısını okumuşlardır?


Flash Tv adlı bir Tv kanalı var. Her akşam gazinoya, pavyona döner yani çal oynasın, vur patlasın, giyimde sınır da yok yani, dekolte mekolte serbest. Ramazan ayı geldi ya; baktım geçen akşam Mevlana gibi dönen birini koymuşlar, bir yanda sazlar çalıyor, ben buna din demem eğlenme, eğlence, eğlenti derim. Yani adamı Mevlana gibi neden döndürüyorsunuz? Ne gereği var? İslamiyet ya da din ya da Ramazan ayı Mevlana gibi dönmek mi yoksa birer ziyafet, eğlence haline getirilmiş iftarlara tepki göstermek mi? O adamı Mevlana gibi döndüreceğinize, Mevlana'dan sözler öğretseniz olmaz mı?


Dini şu insan ve toplum türü asla bulamaz: Eğlenceyi yani nefsi hayatının, var oluşunun temeli yapmış olanlar; herşeyden önce nefsi isteyenler.


Be hey sen Mevlana gibi dönen kardeşim; sen o Tv kanalının Ramazan ayı dışındaki akşamları, gazinoya, pavyona döndüğünü bilmiyor musun? Yani sonunda bu işi gazinolara, pavyonlara da götürenler olursa hiç şaşmam çünkü nefs önce akılı, sonra ahlakı alır.


O kanala Ramazan ayı dışında bayan ve bay köçekler çıkıyor, haberin yok mu senin? Nedir bu eğlence, nefs tutkusu? Eğlence kanalında Mevlana'nın ne işi var? Herşeyi eğlence yaptınız yav, herşeyi eğlence.


Mevlana'yı dans gösterisi yapıyorlar yav, ayıptır.



Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 2.6.17/08.48

MEVLANA'YI NEFSE VE TİCARETE SİMGE ETMEK

 Nedense, çok tuhaf ki dini dinin hiç sevmediği şeylere örneğin nefse, ticarete ve siyasete araç, simge yapan, yapmakta ısrar eden bir sözde Müslüman, sözde dinli türü var.


'Sünnetliyiz, elhamdüllillah Müslümanız, namazımızı kılıyoruz, oruçumuz(orucumuzu) tutuyoruz, kurbanımızı kesiyoruz, haccımıza gidiyoruz, umremize gidiyoruz, mevlüd okutuyoruz, dua ediyoruz, Konyalıyız, Mevlana bizde' de ve istediğini yap öyle mi Müslümanlık, İslamiyet, din? Oh ne güzel. Meğer ne kadar kolaymış Müslüman olmak, dinli olmak da haberimiz yokmuş.


Oysa ben İslamiyet'i, Müslümanlığı dini ?Din ilimdir, ilim yoksa dinde olmaz, ilim Çin'de olsa gidip öğreniniz, dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden hayırlıdır, alimler peygamberlerin varisleridir, din utanmaktır, din nefssizliktir' gibi hadislerden bilirim ancak tuhaf ki dini tanımlayan hadislerin içinde hiç yukarıda saydığım şeyler yok nedense.


Mevlana. Kimdir? Müslümanlığı, İslamiyet'i ya da dini felsefe, ilim, tasavvuf, ruh düzeyinde anlamış, yaşamış ve anlatmaya çalışmış biri ki örneğin 'Yanmayan yakamaz' sözünü çok severim onun.

Manisa deyince mesir macunu, Kurban bayramı deyince et, Ramazan ayı deyince tatlı, ölü deyince yemek, doğum deyince yemek, mevlüd deyince yemek, kandil deyince şeker, Konya deyince Mevlana şekeri. Oh ne güzel. Yani sanki yiyip içtikçe dinli oluyorsun; ilim öğrendikçe, kitap okudukça, tasavvufa daldıkça, inziva oldukça değil.


Mevlana şekeri diye bir şeker çıkarmışlar. Asıl adı ise 'Ölü şekeri' ve 'Cenaze şekeri'; yani ölü evilerinde verilen bir şeker.


Bu işin ticaretini yapan bir şirket çıkardığı Mevlana şekeri paketi üzerine 'Asırlık şeker geleneğimiz' yazmış ancak bu şeker 1950'li yıllarda Konya'da bir şeker ustasınca icat edilmiş. Yani şekerin gerçekte Mevlana ile bir ilgisi falan yok.


Şeker nedir? Bir gıda maddesi mi? Hayır. Bir zevktir, eğlencedir, nefstir. Yani dinle imanla ilgisi olmayan birşeydir yani Mevlana gibi bir tasavvuf insanı ile ilgisi de yoktur. Bu durumda; bu şekerin adına Mevlana şekeri demek hem nefse hem yalana hem Mevlana'ya iftiraya hem de dine nefs sokmaya girmektedir bence.


Fitne nedir? Doğru, iyi şeylere yanlış, kötü şeyler sokmak. Bu durumda bu şeker fitneye de girmektedir çünkü doğru, iyi olan Mevlana'ya ve dine nefs yani yanlış, kötü birşeylik damgası vurmaktadır.


Bu işi yapanlar peygamberlerinin ticareti ve nefsi hiç sevmediğini bilmiyor olmalılar.


Yani bir yanda, 5-10 yıl kadar yerin altındaki bir odaya sığınıp Mesnevi'sini yazan bir adam var; bir yanda da 'Bu gün Mevlana şekeri yedik, oh ne güzelmiş!' diye nefs bayramı yapan, sevinen, gülücükler dağıtan insanlar.


Konyalı olmak belki çok kolay olabilir ancak bilinmelidir ki Mevlana olmak, Mevlana'yı anlamak, dinli olmak, dini anlamak çok zordur; üstelik de paketlenip raflara konulamayacak, ticarete ve siyasete alet edilemeyecek kadar zor.


'Konya git gel altı saat', ha? Mevlana'yı, dini anlamak ise yıllar alır.


Ve bu ülkede Diyanet var, ilahiyatlar var, imamhatipler var, din dersleri var, din dersi öğretmenleri var, camiler var, imamlar var.


'Yedin, içdin'deki 'din' ile din farklı şeylerdir.

Ah ne mutlu ki bir de felsefe var, ben varım.


Mevlana'nın adını nefse alet etmek ha; bu ne cüret, bu ne küstahlık, bu ne edebsizlik, bu ne haddini bilmezlik, bu ne kendini bilmezlik?


Mevlana şeker, şeker gibi Mevlana gibi he?


Hadi işinize be, hadi işinize.


Dini hanyada Konya'da değil hadisin de dediği gibi ilimde, utanmakta, inzivada, nefssizlikte arayın.

Ne dinsizler gördüm, din onlarlaydı; ne dinliler gördüm dinsizlik onlardaydı.



Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 15.10.15/11.49

30 Mart 2022 Çarşamba

21. YÜZYILIN SİYONİST YILDIZI: SİYASET-MODA-TURİZM-ÜNLÜ-MEDYA-SPOR DURUMU (ŞİİR)

 Siyonistlerin amaçı(amacı) dünyayı elegeçirmek(ele geçirmek)

Ve İbrani soyundan olmayan toplumları yok ya da köle etmektir

Biravuç(Bir avuç) Siyonist bunu nasıl yapacak' diye gülmek yanlıştır

Çünkü özellikle Asya-Avrupa kıtası tarihi bu tür girişimlerin örnekleri ile doludur

Örnek ki küçücük Japonya bile dünyayı elegeçirmeye kalkmıştı

Ve Çin'in yarısını elegeçirmişti

Usa(Abd) durdurmasaydı, Asya-Avrupa haritası bugünkünden farklı olabilirdi

Ki 3. Aleksandros(Büyük İskender), Cengiz han, ve Hitler de bu durumun örneklerindendir

Dünyada yalnızca Atatürk 'Vatanda barış, dünyada barış' diyen devlet önderidir,

Yahudilik dini inançı(inancı) kitabı Tora Yahudilere hile öğreten anlatılar da içerir

Örnek ki bir halkı 'Yahudi olmak için önce sünnet olun' deyip sünnet edip

Sonra da onları, sünnetli, yaralı, savaşamayacak durumda iken kılıçtan geçirmek gibi

Bir örnek de şudur: 'Yahudilerin ilahı Yahudilerden yüzçevirince(yüz çevirince)

Bir kadın ilahı yine Yahudileri koruması için ikna etmeye çalıştığında

İlah kadına der ki 'Kucağındaki çocuğun kanını benim için akıtırsan

Dediğini yaparım'

İlah da kadının, çocuğunu kurban edeceğini sanmaktadır

Oysa kadın hile yapar, ve bir taş ile çocuğunun penisinin uçundaki(ucundaki)

Değersiz deri parçasını koparıp atar, çocuğunun kanını akıtmış olur

Ve ilah da bu kadının kurnazlığına birşey diyemez çünkü çocuğun kanının

Akıtılması istenmiştir, ve akıtılmıştır

Bu nedenle ki Siyonistlere karşı duruşta çok zeki, çok akıllı, çok mantıklı

Çok kurnaz, çok hileci olmak da gerekir

Yoksa insanı ayaktauyuturlar(ayakta uyuturlar),

Bu durumda anlaşılır ki Siyonistler ellerine silah alıp öteki toplumlara karşı savaş

Açacaklar değil, Japonların yapmış oldukları gibi

Siyonistlik kurnazlığın hilesidir

Onlar savaşmak yerine toplumları içten, ve zevkle yıkacak araçları kullanmaktalar,

Bu araçlardan biri 'Demokrasi' adı altında siyasettir

Yani siyaseti demokrasi diye yutturmaktır

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demektir

Ancak siyaset toplumları bölmek, ve insanları-toplumları-ülkeleri birbirlerine

Düşman etmek üzerine kurulu birdünyadır(bir dünyadır)

Ki siyasete hukuk da dahildir çünkü hukuku siyaset yapar, istediği gibi yapar,

Bu araçlardan biri de modanın akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-sosyopat moda türüdür

Ki buna bikini, mini etek, mini şort, tayt pantolon, pirsing, dövme

Tuhaf saç modeli gibi şeyler de, eşcinsellik de, porno da dahildir,

Bu araçlardan biri de turizımın(turizmin) ahlakdışı türüdür

Yani ortalıkta sütyen-külot, bay-bayan-çocuk karışık olan türü

Ki ahlak insanı hayvandan ayıran en önemli nitel farktır

Bu nedenle ki Muhammed 'Din utanmaktır, utanmak olmazsa din de olmaz' demiştir,

Bu araçlardan biri de akıldışı-ahlakdışı ünlü türüdür

Ki içine akıldışı-ahlakdışı sanatçı türü de, akıldışı-ahlakdışı sanat türü de

Astroloji, medyumluk, fal gibi şeyler de

Sigara, içki, uyuşturucu gibi şeyler de dahildir,

Bu araçlardan biri de akıldışı-ahlakdışı medya türüdür

Ki hem akıldışılığı ve ahlakdışılığı, hem akıldışı-ahlakdışı ünlü türünü

Hem akıldışı-ahlakdışı moda türünü, hem siyaseti, hem akıldışı-ahlakdışı turizım türünü

Hem de akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı sıpor(spor) türünü baştaçı(baştacı) eder,

Bu araçlardan biri de sıpordur çünkü sıpor bedeni beyine, ruha, kişiliğe

Hayata egemen yapar

Oysa sıpor da, beden işileri(işleri) de beyin-beden arasındaki savaşımda(mücadelede)

Bedenin yanında yeralıp(yer alıp) beyinin mantıklı, bilimsel, ahlaklı, felsefel

Olmasını önlemeye çalışır

Özellikle şiddet, barbarlık, vahşilik içeren sıpor türü de insanları da

Toplumları da barbar, vahşi yani bilimsellikten ve teknolojiden uzak yapar

Sıpor barbarlık yapar, barbarlık medenilikten uzaklaştırır

Medeni olmamak sağlıklı, doğru, iyi, ayrıntılı düşünmeyi önler

Beyini, ruhu, ve kişiliği geriletir

Ki bu da bilime ve teknolojiye büyük önem veren Siyonistlerin işine geliyor,

Durum ki Siyonistlik vatanları savaşla değil

İnsanlarının, toplumlarının beyinlerini, ruhlarını, kişiliklerini çökertip

İlkelleştirip, barbarlaştırıp, vahşileştirip, medenilikten uzaklaştırıp

Çökertmek istemekte

Bu nedenle birgün ülkelerin ünlülerinin ve yöneticilerinin Siyonist kökenli oldukları

Görülürse hiç şaşırmamak gerekir,

Bir toplumu savaşsız, kolay, ve yasal yıkmanın üç temel yolu vardır:

1- Nefse alıştırmak çünkü nefs hem en büyük cehalettir

Hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır)

Hem de akılı(aklı), mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını, medeniliği

İnsaniliği önler ya da yok eder

Öyle ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' hadisinin de dediği gibi

Alimi bile alimlikten çıkarır

2- Ahlakdışılaştırmak çünkü ahlak zekanın, beyinin, insanlığın, akıl-ruh sağlığının

Ve evrenin nitel zirvesidir

3- Bilimdışılaştırmak çünkü bilim zekanın, beyinin, insanlığın, akıl-ruh sağlığının

Ve evrenin nicel zirvesidir

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, ahlak ve bilim olmazsa din de olmaz'

Atatürk de 'Hayatta en doğru yol ahlak ve bilimdir

Benim dediklerimle ya da yaptıklarımla ahlakın ya da bilimin dedikleri çelişirse

Benim dediklerimi ya da yaptıklarımı değil ahlakın ve bilimin dediklerini yapın'ı

Öğretti ki ahlaka ve bilime uygunluk ölçütü hadis denilen sözlerin Muhammed'e

Atatürk'ün sözleri denilen sözlerin de Atatürk'e ait olup olmadıklarının anlaşılmasının

Temel ölçütü olmakta,

Bu nedenle ki her ülkede akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı kişiler ünlü

Ve lider(önder) yapılacaktır

Her ülkeye astrolojiye, medyumluğa, fala inanmak pompalanacaktır

Her ülke akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türünün bağımlısı yapılacaktır

Her ülke nefsin kölesi yapılacaktır,

Durum ki her ülkenin üzerinde

Siyasetten, modadan, turizımdan, ünlülerden, medyadan, ve sıpordan oluşan

Görünmeyen, dev bir Siyonist yıldızı dev bir uzaylı gemisi gibi asılı durmakta, parlamakta

Nefs gözleri görmez, kulakları işitmez yaptığı için o yıldız son ana kadar görülmeyecektir

Ve Siyonistlerin o gün zafer(yengi) sözleri

'Onları hazları içinde çocuklar gibi neşe ile eğlenirlerken yok ettik'

Ya da 'Onları hazları içinde hayvanlar gibi neşe ile eğlenirlerken yok ettik' olacaktır,

Durum ki akıldışılığa, bilimdışılığa, ve ahlakdışılığa doğru atılan her adım

Siyonistlerin kucağınagötürmekte(kucağına götürmekte) gerçekte

Bu nedenle ki 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de dediği gibi

'Ahlak ve bilim'e sarılmalıdır

Bu nedenle ki ahlaka ve bilime aykırı herşey yasaklanmalıdır, Siyonistliği ancak bu

Durdurabilir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.3.22/09.08







29 Mart 2022 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 273 (ŞİİR)

 Günaydın

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin dediği dine uyan insanlara 'Günaydın' derim

Gerisine 'Günaydın' demem, onlar karanlık günün övünçleri çünkü,

Dini tanımlayan 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin dediği dine uyan hiçkimse gereksiz değildir

Yeryüzünde

Dini tanımlayan 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin dediği dine uyan herkes ise

Gereksizdir,

Yaşamak isteği anlaşılabilir de

İçi lav, kor, ateş dolu, insanlıkdışı dünyada

İçi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik, tiksinçlik, mide bulandırıcılık, insanlıkdışılık

Hayvanlık dolu bir bedenle yaşama sevinçi(sevinci) saçmalıktır, akıl-ruh sağlıksızlığı

İnsanlıkdışılıktır,

Dostoyevski 'Tanrıyı seviyorum deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır

Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen insan, görmediği Tanrıyı sevemez' demiş

Oysa dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı ise kendisinden bile nefret etmelidir

İnsan kendi koşullarına ya da kendine göre iyi, doğru olursa değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine göre iyi, doğru olursa

İyi, doğru insan olur,

Diderot(Çiçero) 'İnsanlar ikiye ayırılırlar(ayrılırlar)

Tanıdıkça büyüyenler, ve tanıdıkça küçülenler' demiş

Oysa insanlar 'Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyanlar

Ve uymayanlar' diye ikiye ayırılırlar,

Dostoyevski'nin 'Yer altından notlar'ında 'Bir süre sonra insanlar pek de umurunda olmuyor

Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun

Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun

Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun

Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin zaman

Kimseye de gereksinimin olmuyor

Siz buna yalnızlık diyorsunuz ben ise huzur' diyor

Oysa insanlar, toplumu, insanlık, ve dünya insanın umurunda olmadığında insan

Yanlış, kötü, insanlıkdışı, mantıksız bir yolda demektir çünkü akıl genellik ve evrensellik ister

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı herşey yasaklanmalıdır,

Dostoyevski 'Hayatın en önemli özelliği insanlar konusunda sürekli yanılmaktır' demiş

İnsan dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun insan olmazsa her konuda yanılabilir

Yani sorun hayatta ya da dünyada değil insanın kendisinde

Savcılar ve yargıçlar önce şunu öğrenmeli bence: 'Bileklerinde tırnak izi olan kişi saldırıya

Uğramamıştır, saldırmıştır.'

Kendine simge olarak mitolojik bir heykeli, bilime aykırı bir hayatı seçen hukuka

Güvenemem

Türk demek de, Atatürk de 'Önce ahlak' demek çünkü ahlak beyinin ve evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran en en nitel ve en üstün fark

Ahlak da ahlaka uygun giyim ile başlar,

Bugüne kadar davalarımda savcıların ve yargıçların doğru kararlar verdiğini görmedim

Hep suçlular masum çıktı

Hukuku bilim ve ahlak değil bilime ve ahlaka aykırı bir dünya olan siyaset yaparsa

Hukuk da, uygulaması da yanlış olur

Bu nedenle ki özellikle ceza davalarında, ve çekişmeli boşanma davalarında

Yalan makinesi(makinası) zorunluluğu olmalıdır,

Kırılmaktan korkmak korkaklıktır, insan kırılmaya karşı savaşımcı ve dayanıklı olmalı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı insan toplum baştaçı etse de

Değerli olmaz,

Hukuku beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlak

Ve beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi olan bilim değil

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyaset yapıyor

Bu nedenle ki hukuk bilim ve adalet değildir

Çünkü bilim ahlak da, adalet bilim ve ahlak da ister

Hukuk bilimsel ve ahlakçı olduğu gün doğru, ve adalet olur

Hukuka değil insanlığın ve evrenin nitel zirvesi olan ahlaka, ve nicel zirvesi olan bilime

Saygı ve bağlılık gerekir önce

Hukuk saygı görmek ve saygın olmak istiyorsa

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de, 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de

Dediği gibi, ahlaka ve bilime sarılmalıdır,

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır',

Ömer Hayyam 'Varsa sana yetecek kadar yiyeceğin, bir de başını sokacak evin

İnsanoğluna kulluk etmiyorsan

Sevin be iki gözüm, zaten cennettesin' demiş

Oysa aynı şeyleri hayvanlar da yapabiliyor

İnsanca insan olmak yalnızca yemekle, evle olmuyor

Bir de dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak gerekli,

Önemli olan sevgi değil, sevgi hayvanlarda da var

Önemli olan şey dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ki bunlar hayvanlarda yok,

İnsan gözleri kapalı olarak pekçok şey yapabilir

Bir silahı söküp takabilir, bu durum 'El belleği'dir

20 basamaklı şifresini, ilk simgesine bakıp da olsa kılavye(klavye) ile

Hiç bakmadan ve hiç düşünmeden yazabilir

Bu durum da 'Parmak belleğidir',

'Felsefe öğrenip de kafayı mı yiyeyim' diyen insan

Zaten felsefeyi öğrenmeyecek kadar kafayıyemiştir(kafayı yemiştir)

'İstisnalar kaideyi bozmaz' demek 'İstisnaları abartmayın, kaidenin yerine koymayın

Kaideden üstün tutmayın, kaideleri önemsizleştirmeyin, kaideleri anlamsızlaştırmayın' da

Demektir

Tarihi üç şey değiştirir: Gerçekler ve doğrular ya da mantık ya da aptallık,

Hem ahlaka aykırı moda türünü, ahlaka aykırı pılaj türünü serbest bırakıp

Hem de suçların artmak yerine azalmasını

Yani insanların doğru insan olmasını ummak, beklemek, istemek açık ki zeka düşüklüğüdür

Çünkü ahlaka aykırı olmak zaten doğruya aykırı olmaktır,

Kızılderili atasözülerinden(atasözlerinden) biri diyor ki

'Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları'

Oysa önemli olan şey çıkarlara göre değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine göre, insanca var olmaktır

İnsanca yaşamaktır,

Tolstoy 'Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur' demiş

İnsan bozulduğu yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı insan olduğunda

İnsan olmaktan çıkar, hayvanlaşır

Hayvanların en korkunçu(korkuncu) da aslan, kaplan gibi vahşi hayvanlardır,

Ölecek çocuklar var etmenin nesi ile övünüyorsunuz

Ülkelerine, toplumlarına, insanlığa hizmet etsinler, yararlı olsunlar diye mi

Öyle ise önce siz kendiniz, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyup

Kendinize, ülkenize, toplumunuza, insanlığa iyilik etmiyorsunuz

Çocuklarınızın gözlerine bakıp şöyle düşünün: 'Seni zevkim yüzünden

Ölüme ben mahkum ettim

Sen benimyüzümden(benim yüzümden) öleceksin',

Mutsuz bir insanı seviyorsanız, mutsuzluğunu da seviyorsunuz demektir

Mutsuzluğu toplumunun, ülkesinin, insanlığın, dünyanın

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı durumundan ise

Ne mutlu ona, ve size

Yoksa ne yazık ona, ve size

Mutlu bir insanı seviyorsanız

Kişiliği dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı bir kişilik ise

Ne yazık ona ve size,

Ortalık kendi konularını, kendi işlerini bile iyi bilmeyen

Ve kendi konuları, işleri dışındaki her konuda da

Özellikle felsefe, toplum, ve insanlık gibi konularda da uzman gibi konuşabildiklerinin sanan

İnsan türü dolmakta,

İnsan dişisini alimelik, bilgelik, bilimcilik, beyin insanı, kültür insanı

Din hadisileri'nin dediği din insanı yerine

Dişiliği yani cinsiyeti yani cinsel organı olarak baştaçı eden bir toplum, ülke

Edilgen erkek eşcinselliğini de egemenleştirmiş olur,

Akıl-ruh hastalarının önemsiz şeyleri abartmak yani pireyideveyapmak(pireyi deve yapmak)

Önemli şeyleri de umursamamak, önemsememek, dışlamak gibi

Bir durumuları(durumları) olur ki ahlak insan, toplum, ve insanlık için bilimden bile

Üstün, önemli konudur çünkü bilim beyinin, ve evrenin nicel zirvesidir, ahlak ise nitel zirvesi

Ki akıldışı moda türü bilimi, ahlakdışı moda türü ahlakı

Ahlakdışı pılaj(plaj) türü, ve ahlakdışı ünlü türü de ahlakı dışlamakta

Yani akıldışı-ahlakdışı moda türünün, ve akıldışı-ahlakdışı pılaj türünün işlevinin de

Nasıl bir insan, toplum, insanlık, ve dünya türü yaratacağı açıktır ki bu durumdan da en çok

Akıldışılık-ahlakdışılık ticareti, ve akıl-ruh sağlığı ilaçları yapan-satan kaptalist türü yararlanır,

Durum ki içi lav, kor, ateş, insanlıkdışı dünyada

İçi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik, insanlıkdışı bedenle mutlu olmak

Zekadan, akıldan, mantıktan, akıl-ruh sağlığından çalmaktır,

Kuşu kafese, çiçeği saksıya koyuyorlar, gitmesinler diye yani sevgiden koymaktalar

Yani kölelik, zorbalık için değil

Kuş kafesde(kafeste), çiçek saksıda özgür

Ancak insan kafesde de, saksıda da olmamasına karşın serbest ancak özgür değil

Çünkü insan özgürlüğü yalnızca beden, kas, yemek, içmek, barınmak gibi şeyler değil

Beyin, ruh, akıl, mantık, akıl-ruh sağlığı, ahlak, bilim gibi şeyler de ister

Hayvanların ve bitkilerin özgürlükleri ise yalnızca, ne olursa olsun 'yaşamak'tır

İnsanlar duvarları sevmek için de, güzel olsun diye de değil korunmak için isterler

Duvarları güzel olsun diye duvarlara resim, tablo gibi şeyler takarlar

İnsan beyini de dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din takılmazsa

Boş duvara benzer

Mutluluk elleri yalnızca okşamak, ve tutmak için kullanılır

Medeni olmamak da yemeği elle yer, kıçı da elle temizler

İnsanlar doğayı gerçekte çok sevmezler

Bu nedenle ki evlerinin tabanına toprak ve çim yerine halı döşerler

Yani insanlar gerçekte doğanın egemenliğini değil köleliğini isterler ve severler

Doğanın bir türü olan sevgi, aile, aşk, ve din için de aynı durum geçerlidir

Gerçek ki insanlar gerçekte sevginin, ailenin, aşkın, ve dinin egemenliğini değil

Kendilerine köleliğini istemekteler,

İnsanların, toplumların, hukukların, ve insanlığın mantıksızlığına şu da örnek:

Bir köpek bir insanı ısırsa 'Kimbilir köpeğe ne yapmıştır da köpek ısırmıştır?' denilir

Ancak bir koca karısına şiddet yapsa 'Kimbilir karısı ne yapmıştır da kocası şiddet

Uygulamıştır' denilmiyor

Durum ki saçmasapan toplumlarda, ve saçmasapan hukuklarda erkeğin

Köpek kadar değeri, önemi olmuyor,

Aşk da, öpüşmek de durum ki dudakların değil solukların birleşmesidir

Çünkü dudaklar her gün, her an herkeste bitişik zaten

Aşk aşka değil karşı cinsten kaynaklanan heyecana açlıktır

Bu nedenle ki aşkı öldüren şey ne evliliktir, ne zaman, ne bir başkası

Aşkı da, evliliği de öldüren iki şeyden birincisi insanın dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Dediği dine aykırı insan olmasıdır

İkincisi de insanın, içi lav-kor-ateş dünyada, içi bağırsak-bok-iğrençlik bedeni ile

Kendini birhalt(bir halt) sanmasıdır

İnsanlık tarihine bakıldığında görülmekte ki ilah savı gerçekte kendikendine konuşmanın

Dağlarla konuşmanın, ve gökle konuşmanın yerini bir ilahın alması durumudur

Yoksa görülmekte ki insanlığın 21.yüzyılda bile, dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Dediği din ile ilgisi yok

Durum ki 'ilah' konuşacak en üstün, en güçlü, en yenilmez gereksinimidir

İnsanlar hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçı olan

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını, ve medeniliği önleyen

Nefse sarıldıkları

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarılmadıkları sürece

Ne kendileri, ne de dünya doğru ve insanca olur,

İnsanları 'Genç, yaşlı, dişi, erkek, siyah, beyaz, Afrikalı, Amerikalı, Asyalı

Sağcı, solcu, milliyetçi, dinsiz, zengin, yoksul' gibi olarak değil

Dinli yani dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyanlar

Ve dinsiz yani dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymayanlar olarak ikiye ayırın

Ya da tanımlayın

Dünya dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılığın mutsuz olacağı

Bir duruma getirilmelidir

Kim tarlasına zarar verecek şeyler ister

Dünya da doğru, iyi, insanca insanlığın tarlası gibidir

Eğitim bunu anlamalı, ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun insan türü

Ve toplum türü yaratmaya sarılmalıdır

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalardan olan siyasetin, kapitalistliğin, ve modanın istediği

Tür insan türü ve toplum türü değil

İnsanlık doğru insanı, ve doğru hayatı seçmek zorundadır ki bunun ölçütü de dini tanımlayan

Din hadisileri'nin dediği dindir

Doktorun yanlışı tıb(tıp) bilimini, tıb gerçeğini, tıb doğrusunu yanlış da, kötü de

İnsanlıkdışı da yapmaz

Durum ki Hitler sahte doktordu

Gerçek doktor ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dindir,

Para sahibi olmak ile mutlu olmak fahişenin mutluluğu gibidir

Yani iki mutluluk da paranın mutluluğu üzerine kuruludur

İnsan para ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymakla mutlu olmalıdır

Ki hiçbir köpek de bunu başaramaz

Bu nedenle ki para üzerine değil dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din üzerine

Kurulu ekonomi olmalı

Yani insanlar para için değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din için çalışmalı

Hiçkimse evinde tavan yerine gökyüzü

Duvar yerine sokaklar istemez

Duvar insan için de, insanlık için de, akıl-ruh sağlığı için de, medenilik için de gereklidir

Bazı insanlar için ev cüzdan, kendisi de para gibidir, cüzdandan çıkmak ister hep

Evde kalmayı sıkıcı bulur bazı insanlar

Oysa Muhammed de 'Ev namus yurdudur' demiş

Durum ki Din hadisileri'nin dediği dine aykırı insanlardan da, toplumlardan da

Evde oturmayı sevmeyen insanlardan da uzakdurmak(uzak durmak) gerekir,

İnsanlık için en büyük 'nimet' ekmek değil havadır çünkü insanlar ekmeksiz yaşayabilirler

Ancak havasız asla, on dakika bile yaşayamazlar,

Kimi yerde gök yerin üzerinde, kimi yerde yer gökün(göğün)

Kimi yerde ise hiçbiri hiçbirinin üzerinde değil, yanyanalar

Saygınlık da, onur da, gurur da, doğru da bazıan(bazan, bazen) 'Hiçbiri' seçeneğidir,

Yargı, hukuk neyi yargılıyorsun

Seni yapan

Toplumları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde bölen

Ve insanları birbirlerine, birbirlerine düşman siyasi partiler halinde düşman eden

Siyaseti yargılamadan önce

Ey yargı, ey hukuk, durum ki sen önce, seni yapanı yargılamalısın,

Üniversite okumak para kazanmak için ise zenginlerin çocuklarının okuması gereksiz

Hüner Dostoyevski, Tolstoy, Nietzcshe, Hegel, Marx, Nazım Hikmet okumakta

Ya da kutsal kitap okumakta değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin dediği dine uymakta

Yoksa durum 

'Benim aydınım Dostoyevski, Tolstoy, Nietzsche, Hegel, Marx, Nazım Hikmet okur

Döner döner bin daha okur'

Ve 'Benim dini inançlım kutsal kitap okur, döner döner bin daha okur' durumu olur

Ey sevgi, ey aşk, ey evlilik, ey aile, ey iş, ey eğitim, ey sanat, ey mutluluk, ey demokrasi

Ey özgürlük, ey laiklik, ey teknoloji, ey medya, ey hukuk, ey para, ey servet, ey başarı

Ey komşuluk, ey arkadaşlık, ey dostluk, ey zafer(yengi), ey kahramanlık, ey sanatçı, ey ünlü

Ey siyasetçi, ey kapitalist, ey inanç, eğer dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine

Uymayacaksan hiç gelme

Çünkü açık ki yanında ya zeka düşüklüğü ya hayvanlık getiriyorsun demektir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.3.22/09.41


KİM MİLYONER OLMAK İSTER YARIŞMASI (ŞİİR)

 Ben milyoner olmak istemiyorum, bilge olmak istiyorum

Akılıbaşında(Aklı başında) her insan da bunu istemeli

Çünkü bilge olan bir dünyada herşey de insanca ve doğru olur

Ben milyoner olmak istemiyorum

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de istediği gibi

Ahlakçı ve bilimsel bir ülke ve dünya istiyorum,

Kimin için, ne için, bu okullar, üniversiteler

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyasete

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı kapitalistliğe

Eleman, uşak, hizmetçi, dalkavuk, köle yetiştirmek için mi,

Çocuklarını dershaneye gönderiyorlar, bir de havaatıyorlar(hava atıyorlar)

'Çocuğumu dershaneye gönderiyorum' diye

Ne o, çocuğunda zeka düşüklüğü mü var ki okulda, öğretmen anlatıyor

İnternet pekçok eğitim sitesi dolu 

Yetmiyor da dershaneye gönderiyorsun

Önerim ki dershaneye giden öğrenciler üniversiteye alınmasın

Çünkü öğrenme-anlama-beceri-yetenek zorlukları var demektir

Sonra da bakıyorsunuz, televizyonda, bilgi yarışmasında

İlkokul çocuklarının bile bilebilecekleri soruları bilemeyen akademisyenler

Üniversite mezunuları, yetişkinler

Niye, eğitim alim, alime, bilge olmak üzerine değil laylaylom üzerine kurulu da ondan

Bilmiyorlar mı ki insanlığa insanlığı, dershaneye gitmemiş olan

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Muhammed öğretti

Bu vatanı, dershaneye gitmemiş olan Mustafa Kemal kurtarttı

Dershaneye gidip de ne yapacaksınız

Alim, alime, bilge mi olacaksınız

Dünyayı ya da insanlığı mı kurtaracaksınız

Üstelik de bilime aykırı astrolojiye inanıp, ahlaka aykırı giysiler giyip

Sigara, içki kölesi olup

Yani mantığı ve ahlakı dışlayıp

İşte bu nedenle yok, 200 üniversite olan bu ülkede 2 alim, alime

Oysa üniversite mezunu pekçok falcı, dansöz, fahişe, zinacı, dolandırıcı, terörcü, katil var,

Televizyon bilgi yarışması adı altında abuksubuk, saçmasapan olan

Ve insancalığa, kişiliğe doğru birşey katmayan

İlkokul çocuklarının bile bilebileceği soruların sorulduğu

Tuhaf yarışmalar ile dolmakta

Ne acı ki bu yarışmalarda ne bilimsel bir ülke yaratmak

Ne ahlakçı bir ülke yaratmak amaçı(amacı) da yok

Yani 'Bilgi yarışması' adı altında durum 'Bil, eğlen, para kazan' durumu

Yani durum bilgi değil eğlence durumu, panayır durumu,

'Yerli malı, yurdun malı' yalnızca elmada, armutta, portakalda kalacak gibi

Çünkü ülke yalnızca yabancı mal değil

Yabancı kökenli Tv yarışması da dolmakta

Öyle ki yabancı onaylı bilgi yarışması da,

Tvde 'Kim milyoner olmak ister?' adlı, sözde bir bilgi yarışması var

Yarışma daha en başta, bilgiyi zengin olmak için kullandırtmakla

Bilgiyi zenginliğe aletetmekle(alet etmekle) 

Bilgi yarışmasını alim, alime, bilge olmaya değil de zengin olmaya yönlendirmekle

Yani daha en başta mantık açısından yanlış durumda

Ve zaten görülmekte ki düzeyi de hem soru zorluğu yani nicelik olarak

Hem nitelik olarak düştükçe düştü

Üniversite mezunularının(mezunlarının) bile cehaletini gösteren

Utanmanın bile utandığı bir duruma dönüşmekte,

Ancak bu sözde bilgi yarışmasının utanmayı ilk utandıran yönü şu bence:

Böyle bir yarışmayı yani bilgi yarışması yapmak için bile

Usa'ya(Abd'ye) muhtaç(gereksinimli) olmak durumu

Çünkü bu sözde bilgi yarışması akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan

Usa'ya ait

Bu yarışma akıl olarak da çok tuhaf çünkü yarışmacılar bilemedikleri soruları

Başkalarına sormak, ve sorunun yanıtını bilmiş gibi yapmak hakkına sahipler

Yani durum bilgi dünyası değil de eğlence dünyası ya da komedi dünyası gibi,

Düşünün ki ne acı

Bir bilgi yarışması yapmak için bile akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya muhtaç olmak

200 üniversite, milyonlarca akademisyen, öğretmen olan bu ülkede

Bilgi yarışması üretebilecek insan yok mu

Bilgi yarışması yapmak için bile akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa'ya para ödeniyor

Bu mu bağımsızlık, özgürlük,

'Kim milyoner olmak ister?' gibi yarışmalara değil

Bilgi yarışması görünümlü abuksubuk, saçmasapan yarışmalara değil

'Gerçekten mantıklı mısınız?' gibi yarışmalara gereksinimi var insanlığın.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.3.22/05.47


PLAJLAR VE MODA YASAKLANSIN (ŞİİR)

 Ey Sağlık bakanlığı, sana akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Aile bakanlığı, sana ahlak, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Gençlik bakanlığı, sana ahlak, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Eğitim bakanlığı, sana bilim, ahlak, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Hükümet, sana bilim, ahlak, akıl-ruh sağlığı hizmeti de dahil değil mi

Ey Anayasa, sana ahlak, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Ekonomi, sana ahlak, bilim, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Sanat, sana akıl, mantık, ve akıl-ruh sağlığı da dahil değil mi

Ey Demokrasi, Laiklik, Özgürlük, Hukuk, sana ahlak ve bilim de dahil değil mi

Ey Üniversite, sana ahlak da dahil değil mi

'Üniversite' demek 'Ahlak' da demek de

Ey Medya, sana ahlak da dahil değil mi

'Türkiye' demek 'Önce ahlak' demek de

Ey Türkiye, sana ahlak da dahil değil mi

'Türk' demek 'Önce ahlak' demek de

Öyle ise ne bu ülkenin akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı durumu

Ahlak beyinin, ruhun, insan olmanın, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Bilim de nicel zirvesi de,

Delilik ahlaka ve bilime aykırılık durumudur(halidir)

Ahlak ve bilim insanları da, toplumları da, insanlığı da, dünyayı da

Akıl-ruh sağlığını korur

Çünkü ahlak beyinin ve evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi,

İnsanca bir duruma değil hayvansal bir duruma doğru gitmekte insanlık

Küresel bir güç hayvanların zevklerine göre düzenlemekte insanlığı ve dünyayı

Herşeyin merkezi vardır, doğru anlamanın merkezi de sözcükler

Sözcüklerin merkezi de sözcüklerin doğru tanımlarıdır

Sözcüklerin doğru tanımlarına da, doğru tanıma da aykırı düzenleniyor dünya

Televizyon hayvanları mutlu eden şeylerle dolmakta

Yemek bağımlılığı, kas bağımlılığı, haz bağımlılığı

Cinsel ahlakdışılık, şiddet, vahşet, nefs köleliği üreten yayınlarla

Televizyon diyor ki 'Ye, iç, kas kütlesi ol, çıplaklaş, mutlu ol' 

Yani durum tıpkı hayvan dünyasındaki gibi mutluluk gibi

Ruhsal bunalıma girerse de 'Astroloji denilen bilimdışılığa sarıl' diyor

Bilim alim, alime üretmeye çalışıyor, televizyon ne üretmeye çalışıyor

Bu durumun temel nedeni de ülkelerin Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi

'Ahlak ve bilim' ile değil de ahlaka ve bilime aykırı bir dünya olan

Amaçı toplumları bölmek ve insanları da, ülkeleri de birbirlerine düşman etmek olan

Siyaset ile yönetilmesi,

Doğru düşünmek için de, doğru hayat(yaşantı) için de, doğruyu anlamak için de

Önce sözcüklerin doğru tanımlarını bilmek gerekir

Sözcüklerin doğru anlamları bilinmezse mantıksızlık oluşur

Mantıksızlık oluşunca da akıldışılık ve insanlıkdışılık oluşur

Bu nedenle ki önce mantığa sarılmalı insan

Öyle ki mantık akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de, özgürlüğün de temelidir,

İnsanların anlamlarını doğru bilmedikleri temel sözcüklerin doğru anlamları şunlar:

1- Ahlak beyinin ve evrenin nitel zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran temel nitel farktır

Bilim beyinin ve evrenin nicel zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran temel nicel farktır

2- Demokrasi siyasi parti serbestliği değil ahlaka ve bilime uygunluktur

3- Özgürlük başka şeydir, serbestlik başka şey

Özgürlük özün ahlakçılık ve bilimsellik içinde var olmasıdır

Serbestlik ise ahlak ve bilim koşulu gerektirmez

3- Akıl-ruh sağlığının ölçütü mutluluk, kendi ile barışıklık, toplum ile barışıklık

Hayat ile barışıklık, dünya ile barışıklık gibi şeyler değildir

Ahlaka ve bilime uygun insan olmaktır

4- Din başka şeydir, dini inanç başka şeydir

Din, dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediğidir oysa dini inanç böyle bir zorunluluk gerektirmez

5- Adalet başka şeydir, hukuk başka şeydir

Adalet bilime ve ahlaka uygun olmaktır

Hukuk ise akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyasetin

Yaptığı birşeydir, egemenliğidir

6- Moda özgürlük değildir çünkü ahlakı ve bilimi yani mantığı dışlamaktadır

Ve dünyaya egemen olmak isteyen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir merkezin

Araçı(Aracı) olarak kullanılmaktadır

7- Batı zekidir ancak akıllı değildir çünkü akılın nitel zirvesi ahlaktır

Oysa Batı ahlakdışı durumda

Bu nedenle ki bilimde ve teknolojide ilerleyebilir ancak insanlıkta gerikalır(geri kalır)

8- Hayattan zevk, mutluluk almak mantıklı birşey değildir

Çünkü dünya içi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık birşeydir

Beden de içi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik, insanlıkdışılık birşey

İnsanlıkdışılıktan zevk, haz, mutluluk almak hem mantıksızlıktır

Hem akıl-ruh sağlıksızlığıdır, hem insanlıkdışılıktır

Yani insan ve insanlık için ilk gerekli olan şey sevgi ve duygu değil

Mantık, ahlak, ve bilimdir,

Bu tanımlar ışığında pılajlara(plajlara) ve modaya bakalım

Durum insanlığı çıplaklığa, utanmazlığa, ahlakdışılığa, hayvan dünyasına doğru

Yöneltmek durumu

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran en nitel farktır

Yani ahlak hayvanda yoktur

Yani durum Atatürk'ün kurtarttığı, ve Muhammed'e inanılan bir vatanda, bir toplumda

Atatürk'e de, Muhammed'e de aykırı

Ancak akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya uygun bir durum,

Ahlakdışı pılaj türü, ahlakdışı ve bilimdışı moda türü

Ahlak için olmaktan önce

İnsanların ve insanlığın akıl-ruh sağlığını korumak için yasaklanmalıdır

Tıpkı uyuşturucuyu yasaklamak gibi

Bu nedenle ki ahlakdışı pılaj türü, ve ahlakdışı-bilimdışı moda türü yasaklanmazsa

Hem arkasından Batıda olduğu gibi porno, fuhuş, ensestlik, uyuşturucu serbestliği gibi

Serbestlikler de gelir

Hem insanlığın akıl-ruh sağlığı olmaz olur,

Hem de suçlar arttıkça artar

Yani ahlakdışı pılajların, ahlakdışı-bilimdışı modanın yasak olmadığı bir dünyada

Eğitim boşunadır çünkü meslek sahibi-sahibesi

Ancak insanca insan değil robot gibi ya da hayvansal özentili meslekli insan yetiştirir,

Evet, insanlığın akıl-ruh sağlığının korunması için

Siyaset de, ahlakdışı pılajlar da, ahlakdışı-bilimdışı moda da yasaklansın

Sor kendine ey insan

Dünyayı ve seni neden ahlak ve bilim yani mantık değil de

Ahlakdışılık ve bilimdışılık yani mantıksızlık yani delilik yönetsin

Üstelik de üniversite mezunu ya da dinli olmak istiyor 

Ya da akıl-ruh sağlıklı olmak istiyor  isen?


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.3.22/05.42


28 Mart 2022 Pazartesi

RAMAZAN AYI BAŞLAMADAN İFTAR SAHUR DERDİNE BAŞLADILAR

 'Din ilimdir, ilim yoksa din de yoktur' der hadis ancak kimin umurunda? Çünkü bu hadis insanlardan dünyanın en zor şeyini ister: Kitap okumak ve ilimsel olmak.


Yoz, dini sömüren siyasetçiler, siyasi partiler, siyasi iktidarlar, dini örgütler de toplumları bu dünyanın en zor şeyinden 'kurtarmak' isterler ve toplumlara din diye, din olarak ilimi yani bu hadisi değil bu hadisin olmadığı, uygulanmadığı bir dünyayı, hayatı verirler.


Ramazan ayı'larında(aylarında) tanık olduğum üzere bence bu toplum dinin de, Ramazan ayı'nın da, oruçun(orucun) da anlamını bilmiyor çünkü sanki Ramazan ayı oruç ayı değilmiş, oruç da aç kalmak değilmiş ziyafetmiş gibi Ramazan ayı'nda heryer ziyafet, şölen, nefs sofraları, birbirlerini iftara davet etmeler; birbirlerine gösterişli, nefs ilahesi yemekli davetlere çağırmakla; nefs çadırları ile doluyor; öyle ki iftarda kuru ekmek gerekirken pide kuyrukları oluşuyor, kuru ekmek beğenilmiyor, nefs ilahesi pidelere hücum ediliyor. Neymiş sonra da? Batı içlerine fitne, fesat, nifak sokuyormuş! Yahu dünyanın en büyük fitnesini, fesatını, nifakını yani nefsi kendilerine ilah edinmişler de bir de suçu kabahati Batının üstüne atıyorlar!


Evet oruç demek olan yani nefsi yenmek, yok etmek, nefsin esirliğine karşı savaşım demek olan Ramazan ayı'nda heryer sessizlik, suskunluk, nefssizlik ile dolacağına ziyafet, şölen, nefs mutluluğu çığlıkları, hazları ile doluyor ve sonra da buna Ramazan ayı, oruç, din deniliyor.


Din önce şu üç şeyi öğretir: İlim, ahlak ve nefssizlik. Bunlar yoksa din de yoktur; bu üç şeyden ayrılanın, yoksun olanın zaten ruhunun canı, temeli, özü çıkmış, yok olmuş demektir, ve sonunda din, din diye ibadete(tapınmaya) ve kendini dinli gösteren falan siyasi partiye, filan siyasetçiye oy vermeye indirgenir. Sonra da neymiş? Batı içlerine fitne, fesat, nifak sokuyormuş.


Müslümanlar görüyorum, kendilerince Müslümanlar ancak bence yani dini tanımlayan, 'Din Mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ne göre dinle ilgileri olmayan insanlar; daha Ramazan ayı başlamadan 'İftarda ne yiyeceğiz, sahurda ne yiyeceğiz?' derdine başladılar. Yani Ramazan ayı yani oruç yani nefssizlik ayında tek dertleri nefssizlik olması gerekirken hep olduğu gibi tek dertleri yine nefs olmuş.


Ben de oruçlandım yani Müslümanların deyişiyle 'Oruç tuttum', dinsiz olmama karşın çünkü oruç ruh için gerekli, zorunlu, önemli birşeydir çünkü nefsi yenmeyi, yok etmeyi sağlar ancak ben sahur bile yapmadım, iftarda gösterişli yemekler de yemedim, karpuz-peynir-ekmek, salçasız, tuzsuz kepek çorbası, patates lapası gibi şeyler yedim ve her ay bir hafta üç gün sahursuz, iftarsız oruçlandım. Ve asla Ramazan ayı'nda yani Müslümanlarla birlikte oruçlanmadım, Ramazan ayı dışı aylarda oruçlandım çünkü gördüm ki Müslümanlar Ramazan ayı'nda, oruçta bile nefssizlik değil nefs içindeler.


Sanki Ramazan ayı nefssizlik, oruç ayı değil de ziyafet, şölen, açlıktan çıkış ayı.


Hele ki siyasetçilerin, yandaşlarının ve nefse köle olanların, nefsten arınmamış olanların verdikleri iftarın, sahurun dinde hiç yeri yoktur.


Kuşkusuz ki Din hadisileri'ni, özellikle de 'Din ilimdir, ilimin olmadığı yerde din de olmaz' hadisini bilmeyenler de, önemsemeyenler de din diye ilime değil nefse yani dinin dışına giderler. ama merak etmeyin; dini siyasete araç eden yoz siyasetçiler onları güzel güzel nutuklarla avuturlar ve onları dünyanın en dindarları göstermeyi başarırlar, oy yani başka bir nefs için.


Bir toplum düşünün ki Ramazan ayı'nda nefsi nasıl yeneceğini değil ne yiyeceğini düşünüyor ki gerçekten de din adına çok yazık ve çok üzücü, çok acı durum.


Bence siz oruç tutmayın, Ramazan ayı gelmemiş gibi davranın, daha az nefsiniz olur, daha az yer daha az içersiniz, dine daha yakın olursunuz.


Gerçek dinli için oruç hiç bitmez, hayatı boyunca sürer ancak gerçek dinli olmayanlar için Ramazan ayı bile oruç yani nefssizlik ayı değil ziyafet, şölen, yiyip içme, nefs ayı olur.


Sonra da bir de 'Bizim dinimiz en son din' derler; dinin yani ilimin ve nefssizliğin zirvesine mi çıktınız da siz son dinli olasınız? Ancak mükemmel şeyler son olabilirler; ilimsizliğin ve nefsin nesi mükemmel?


Ey insanım; kuşkusuz ki din onlar için cehalet ve nefs, oruç da nefssizlik değil sahur ve iftardır; başlarına ilimi değil de tüccarları ve siyasetçileri, cehaleti ve nefsi almış giderler; onlar dini ne sanıyorlar, cehalet ve nefs mi; and olsun ki onlar son dinli değillerdir çünkü onlar ilim ve nefssizlik içinde değiller, kuşkusuz ki onlar güneşe sırt çevirip mum yakanlar gibiler de bilmezler; üç gündür aç bile olsan git suyla karınını(karnını) doyur ancak onların sahur ve iftar sofralarına oturma çünkü o sofralar oruç sofraları değil ziyafet, şölen sofralarıdır, nefssizlik sofraları değil nefs sofralarıdır; kuşkusuz ki ticaret ve siyaset onlara din diye ilimi ve nefssizliği değil cehaleti ve nefsi verecektir; din bir haneye geldi ancak içeri girmedi ve kendisine 'Neden içeri girmedin?' denildi ve o 'Çünkü içerisi ilim ve nefssizlik değil cehalet ve nefs kokuyordu' dedi; kuşkusuz ki din şöyle der: Nerede ilim yoksa ve nefs varsa orada ben yokum.




Necdet Gürçiftçi

Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi

İnternette yayınlandığı zaman: 29.5.16/06.18


RAMAZAN AYI (ŞİİR)

 Alim günde üç öğün yese de oruçlu olur da

Cahil aylarca aç-susuz kalsa da oruçlu olmaz

Çünkü din bedende değil

Beyinde, ruhta, kişilikte başlar

Aç-susuz kalmak ile dinli olunsaydı

Taşlar, kayalar evliya olurdu

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ne aykırı isen

Yoksulları da doyursan, sokak kedilerini-köpeklerini de doyursan

Din diye ne yapsan boşuna

Çünkü din başka şey, iyilik başka şey,

Siyaset de, ticaret de din öğretmez, din diye dine aykırı şeyler öğretirler

Çünkü din siyasete de, ticarete de karşıdır

Çünkü siyaset birbirlerine düşman siyasi partiler halinde bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir yandaşlık dünyasıdır

Bu nedenle ki hadis siyasetin atası hükümdarlık için

'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' diyor

Ticaret de toplumun gereksinim hakkını sömürmektir

Bu nedenle ki hadis 'Çarşı Şeytan'ın mescididir' diyor

Bu nedenle ki dine aykırılıklara siyaset izin veriyor

Dine aykırılıklardan para kazanmaya da ticaret koşuyor,

Geminin pusulası bozuksa gemi yanlış yöne gider

Dinin pusulası da dini tanımlayan Din hadisileri'dir

Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Din hadisileri'nin tanımına aykırı dünya dine aykırı dünyadır,

Ramazan ayı'nda 'Ramazan ayı' diye pekçok yanlış yapılmakta

Örnekler ki:

1- 'Ramazan' değil 'Ramazan ayı'

Çünkü hadis diyor ki 'Ramazan demeyin, Ramazan ayı deyin

Çünkü Ramazan Allah'ın isimlerindendir'

Oysa çocuklara bile 'Ramazan' adı verilmekte

İnsanlara bile 'Ramazan' denilmekte,

2- Ramazan ayı'na 'Sultan' denilmemeli

Çünkü hadis diyor ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır'

Yani sultanlık, hükümdarlık, padişahlık gibi şeyler dine aykırıdır,

3- Ramazan ayı ziyafet ayı, nefs ayı değil oruç ayıdır

Nefse karşı savaş ayıdır

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir

Hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır)

Hem de önce mantığı, sonra ahlakı önler

Bu nedenle ki hadis 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' diyor

Ki sultanlık, hükümdarlık, padişahlık gibi şeyler nefsin zirvesi ile içiçeliktir,

4- 'İftar yemeği' olmaz, 'İftarlık' olur ki oruçu(orucu) sona erdirmek demektir

Ki bir yudum su ile ya da bir zeytin ile ya da bir lokma ekmek ile de olur

Öyle ise nedir bu adına 'İftar sofrası' denilen ziyafetler, nefsler,

5- Ramazan ayı geliyor, televizyon yiyecek, içecek, nefsçilik tanıtımcasıları(reklamıları)

İle doluyor

Sanki toplum 11 aydır yemiyor, içmiyor, oruçlu ya da aç

Bilmiyorlar mı Ramazan ayı nefs ayı da, ticaret ayı da değil

Kimi din diye siyasetle, kimi ticaretle aldatıyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.3.22/03.49

ZAMANI GEÇTİ ARTIK (ŞİİR)

 Leyla ile Mecnun aşkı gibi de olsa

Ferhat ile Şirin aşkı gibi de olsa

Tahir ile Zühre aşkı gibi de olsa

Pazara kadar değil mezara kadar da olsa

Romanlara konu bile olsa

Aşk müzikleri ile de dolsa

Aşkın zamanı geçti artık,

Çünkü aşk denilen şey

İçi bağırsak, bok, iğrençlik bir bedenin

İçi bağırsak, bok, iğrençlik bir bedene dalkavukluğu

Aşk şarkısıları(şarkıları) bile 'Yatağıma gir, koyunuma(koynuma) gir, seviş benimle, ye beni

Öldür beni, öl benim için, senin için ölürüm, senin için öldürürüm

Dünya umurumda değil, kimse umurumda değil

Orayı yakarım, şurayı yıkarım

Sensiz yaşayamam, kölen olurum, kulun olurum' deyip çirkefleşmekte artık,

Bahar ile de olsa, yaz ile de olsa

Para ile de olsa, aşk ile de olsa

Eğlence ile de olsa, müzik ile de olsa

Mutluluğun zamanı geçti artık

Çünkü mutluluk denilen şey

İçi ateş, kor bir dünyada

İçi bağırsak, bok, iğrençlik bir bedenle mutlu olmak

Mutluluk değil mantık gerek insana

Mantıkla mutlu olmamak

Mantıksız birşey zaten,

Özel sektörün zamanı geçti artık

Çünkü özel sektör vatanları ve toplumları sömürmek

İnsanları, toplumları, ülkeleri, insanlığı

Kapitalistlere muhtaç ve köle etmek demek

İnsanlığa özel sektör değil

Ahlak ve bilim üzerine kurulu devletçi ekonomi gerek

İnsanlar dünyaya, özel sektöre kölelik yapmaya değil

Ahlak, bilim, ve özgürlük içinde insanca yaşamaya geliyor,

Siyaset denilen şeyin zamanı geçti artık

Çünkü siyaset toplumları bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu bir dünya

Demokrasi demek siyaset demek değil ahlakçılık, bilimsellik

Ve izinsiz gösteri hakkı demek

İnsanlar, ülkeler siyasetle değil

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

Evrenin ve beyinin nicel zirvesi bilim, ve nitel zirvesi ahlak ile yönetilmeli artık,

Bilinçlen, akılını(aklını)başınatopla(aklını başına topla) ey insanlık

Zaman bencillik, duyarsızlık, aptallık, sorumsuzluk, mantıksızlık zamanı değil

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi ahlaka ve bilime sarıl

Çünkü ahlakın ve bilimin bittiği yerde

İnsanlık, güven, ve huzur değil başlıyor düşmanlık, savaş, ve hayvanlık,

Hukukun zamanı geçti

İnsanlığa adalet gerek artık

Çünkü hukuku akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset yapıyor

Adalet ise bilimsellik ve ahlakçılık demek,

Serbestlik denilen şeyin zamanı geçti

Özgürlük ahlaklı ve bilimsel olmak demek

Serbestlik ise serseriliğin kardeşi

İnsanlığa özgürlük gerekli artık,

Milliyetçiliğin, komünistliğin, sağcılığın, solculuğun

Gelenekçiliğin, görenekçiliğin, töreciliğin, baskının, önyargının zamanı geçti artık

Çünkü insanlığa herşeyin en doğrusu olan ahlakçılık ve bilimsellik gerek,

Modanın, pılajların(plajların), sigaranın, ve içkinin zamanı geçti artık

Çünkü moda, plajlar, sigara, ve içki insanlığı nefse köle etmek demek

Nefs de hem en büyük cehalet hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçı(amacı)

Hem de önce mantığı önler, sonra vicdanı, ve akıl-ruh sağlığını,

Sağlık dışındaki sıporun(sporun) zamanı geçti artık

Çünkü sıpor beyin ile beden arasındaki savaşımda beyini bedene ve barbarlığa köle eder

Oysa insanın en gelişmiş yeri beyindir

Beyin giderse insanlık gider

İnsanlığa kas gösterisi değil alimlik, alimelik, bilgelik gerek

Sıpor gösterisileri(gösterileri) değil kitap okumak, felsefe öğrenmek, bilim öğrenmek

Mantıklı olmayı öğrenmek gerek,

Aşkın, mutluluğun, özel sektörün, siyasetin, hukukun, serbestliğin

Akıldışılığın, ahlakdışılığın, bilimdışılığın, bilinçsizliğin, mantıksızlığın

Düşmanlığın, yandaşlığın, barbarlığın, vahşiliğin

Nefse köleliğin, bedensel hazzın, ilkel mutluluğun zamanı geçti artık

Çünkü binlerce üniversite olan, ve Mars'a gidilen bir dünyada

İnsanlık biraz olsun bilinçlenmeli artık.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.3.22/02.36


VIR VIR (ŞİİR)

 Kan görmeye dayanamam

Kan dökmeye katlanamam

Kadın dudakları sanki

Kan gölü

Ölü görmeye dayanamam

Can almaya katlanamam

Kadın yüzleri sanki

Boyalı ölü yüzü

Vızır vızır arabalar geçiyor

Vızır vızır kadınlar geçiyor

Demokrasi çok muzır oldu

Arabalarında kapı

Kadınların kollarında çanta sapı,

Emeklilik yaşı yükselmekte

Uyuşturucu, alkol, sigara, fuhuş

Seçme ve seçilme yaşı düşmekte

Böyle gider'se gider'se

Seçme, seçilme yaşı

Son İmparator filimindeki gibi

Anaokulu yaşına düşecek

Demokrasilerde zeka yaşı düştükçe

Demokrasilerde ahlaksızlık yaşı düştükçe

Seçme ve seçilme yaşı da düşecek,

Cehalet ve ahlaksızlık görmeye dayanamam

Cehaleti ve ahlaksızlığı demokrasi ve erdem saymaya katlanamam

Üstlerde giysiler azaldıkça

Emeklilik yaşı çoğalıyor

Üstlerde giysiler açıldıkça

Demokrasi saçılıyor

Akıl yaşta değil başda(başta) derlerdi

Başlar sansürlendikçe

Akıl yaşa iniyor

Demokrasi çıplaklaştıkça

Seçme, seçilme yaşı düşüyor

Çıplaklığa, ahlaksızlığa, cehalete, yaş küçüklüğüne

Demokrasi denilmesine katlanamam

Ellerde kağıt olarak kitaplar değil

Sigaraların kağıtları var

Kilimler alimlerden daha baştacı

Uygarlık, çağdaşlık kitaplara değil sanki

Çıplak bedenlerin derilerine yazılıyor

Doğa ve tarih yenilmez bıçaklarını bilemekteler

Yosunların bile tiksinip yuva yapmadığı

Bu yoz uygarlığın, yoz demokrasinin, yoz insanlığın

Taş yüreklerine birer birer saplayacağı,

Burunumda(Burnumda) kan kokusu değil

Hep mürekkep, kitap kokusu olsun isterim

Gözlerim kan, barut, bıçak, yumruk, silah rengi değil

Hep mürekkep, kitap, felsefe, bilim, ahlak, onur

Merhamet, vicdan rengi olsun isterim,

Arabalar, kadınlar geçiyor yollardan

Vızır vızır

Bilimsellik, felsefe, ahlak, onur, merhamet, vicdan, ruh

Vatanseverlik, Atatürk, din dışlanmış'sa

Demokrasi, uygarlık, çağdaşlık, ekonomi, eğitim

Siyaset, sanat, hukuk, özgürlük

Boş zır zır

Boş vır vır...


Necdet Gürçiftçi

2012

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN TOPLUMLARI VE ÜLKELERİ GERİLETMESİ DURUMU (ŞİİR)

 Yeşilçam sineması filımlarında(filmlerinde) sıkça görülür ki

Nerede inşaat varsa orada inşaat mafyası da olur,

Diktatörlüklerin toplumlarını sıpora(spora) yani beden ile mutluluğa

Yönlendirmeleri nedensiz değildir

Çünkü görürler ki sıpor ile mutlu olmak dikkati, nitel zekayı, nitel akılı, nitel mantığı

Kültürelliği, sakinliği, özeleştiriyi, eleştiriyi, medeniliği, düzene tepkiyi azaltır

Diktatörlüklere uygun bir toplum türü yaratır

Ve toplumu diktatörlük için zararsız, uysal, köle bir duruma getirir,

İnşaat sektörü geri ekonomi için itici ve ilerletici güçtür

Gelişmiş ekonomi inşaat sektörüne değil bilim ve teknoloji üretimi üzerine kurulu olur

İnşaat sektörü ekonomi için itici ve geliştirici güç olsa da yani nicel açıdan yararlı olsa da

Durum ki toplumların nitelik olarak gerilemesine de

Nitelik olarak ilerlemesine de engel olmakta

Durum birşeyin hem yararlı hem zararlı olması durumudur

Örnek ki sıpor(spor) da hem yararlıdır, hem zararlı

Bedene, beden sağlığına yararlıdır ancak bedenin beyin, ruh, kişilik, ve hayat üzerine

Egemen olmasına neden olduğu için beyine, ruha, kişiliğe, ve hayatın insani

Gelişimine engel, öyle ki kötülük oluşturur, öyle ki barbarlığa, vahşiliğe bile neden olabilir,

İnşaat sektörü de işçilerin

Ailelerinden, evlerinden, aile sevgisinden, aile ortamından ayrılmalarına

Ve toplumsal olmayan, ilkel koşullarda yaşamalarına neden olur

Ve inşaat işi de tüm gün, ve her gün beden ile, kas ile yapılan bir iştir,

Durum ki Avrupa'nın 1. ve 2. dünya savaşılarından(savaşlarından) sonra

İnşaat yoğun bir hayata başlaması

Avrupa toplumunun kültürel ve mantıksal olarak gerilemesine neden olmuştur

Medeni, bilimsel, ve mantıklı olması beklenilen Avrupa toplumunda

Bu nedenle olmalı korona önlemlerine bile tepki gösterilmekte

Zina, fuhuş, porno, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, ensestlik, pedofili, çıplaklık

Uyuşturucu, toplumsal alanlarda sevişmek, zoofili gibi akıldışı-ahlakdışı şeyler

Serbestliği akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir durumda,

Durum ki inşaat sektörü insanları beyin ve beden arasında savaşımda

Bedene, kasa yönlendiriyor

Olasılık ki binalar yıkıldıkça

İnşaat sektörü ilerledikçe insanlık, mantık, medenilik, ve toplumsallık geriliyor

Açık ki tüm gün kitap okuyan bir toplumla tüm gün inşaatta çalışan bir toplum arasında

Beyinsel, ruhsal, kişiliksel bir fark oluşur

Batıyı göreli de olsa Doğudan ileride yapan durumun bir nedeni de olasılık ki bu durumdur

Yani Batının beden işilerine(işlerine) değil beyin işilerine daha çok zaman

Ve daha çok emek ayırmasıdır

Yani bugün yükselen güzel, gösterişli binalar

Mantıksal azalıştan, suç artışına kadar, yarın büyük bir gerilemenin nedeni olabilirler

Bu nedenle ki inşaat işi devletin işi olmalıdır ki devlet işçilere

İnsani, medeni, kültüre, toplumsal bir ortam sunabilsin.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.3.22/18.50

27 Mart 2022 Pazar

HAYVAN BEDENİNDEN FARKI YOK İNSAN BEDENİNİN (ŞİİR)

 Ağaç, kesilip odun edilmiş

Odun, ezilip kağıt edilmiş

Kağıt, yazılıp para edilmiş

Ekonomi diye, ücret diye, ekmekparası(ekmek parası) diye paraya kölelik edilmiş

Odundan farkı yok paranın,

Ağaç, kesilip odun edilmiş

Odun, ezilip kağıt edilmiş

Kağıta(Kağıda) siyasi parti adıları(adları) yazılıp demokrasi edilmiş

Odundan farkı kalmamış demokrasinin,

İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık dünya üzerinde

İskelete yürek(kalb), akciğer, karaciğer, mide, böbrek, bağırsak takılmış

Üzeri et ile sarılmış

Et, deri ile sarılmış

Deriye giysiler giydirilmiş

Hayvan bedeninden farkı yok insan bedeninin,

Bedenin hayvandan farkı olmuyor

Ne kadar gösterişli, pahalı, lezzetli yemekler yenilse de

Hayvan bedenindeki gibi boka dönüşüyor

İnsan ölüsü de hayvan ölüsü gibi çürüyor, kokuyor, kurtlanıyor, leşleşiyor

Bedenin ile övünme, beden ile insan olunmuyor

Ekonomi ile insan olunmuyor

Ticaret ile insan olunmuyor

Para ile insan olunmuyor

Siyaset ile insan olunmuyor

Demokrasi ile insan olunmuyor

Seçme ve seçilme hakkı ile insan olunmuyor

Oy hakkı ile insan olunmuyor

İnsan olmak için ruh gerek

Ruhu da 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı din ile doldurmak gerek

Sevgi değil Din hadisiler'nin tanımladığı din kurar insanca insanlığı, insanca dünyayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarıl, budur en doğru hayat düzeni

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde birleş, budur en güzel dünya düzeni

Yoksa hayvan bedeninden farksız insan bedeni.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.3.22/05.52


26 Mart 2022 Cumartesi

AÇ DİŞİ AÇ (ŞİİR)

Dünyaya her evden en az 1 fuhuş, zina adayı çıkmalı diyor sanki

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı küresel ve derin bir merkez

Bunun içinde durmadan akıldışı-ahlakdışı giysiler üretiyor moda diye

Ve akıldışı-ahlakdışı pılajları(plajları) övüyor 'D vitamini' diye, 'Sağlık' diye

Üstelik de sigara ve içki gibi sağlığa aykırı şeyler içenlere

Oysa sağlığa yalnızca beden sağlığı değil akıl-ruh sağlığı da dahildir, akıl-ruh sağlığına ahlak da

Çünkü ahlak akıl-ruh sağlığının nitel zirvesidir,

Özgürlük demek serbestlik demek değildir

Özgürlük ahlakçılık ve bilimsellik içinde beyin demektir

Serbestliğe ise serserilik de dahildir

Akıl-ruh sağlığı da kendisiyle ve toplumla barışık olmak değil

Ahlaklı ve bilimsel olmaktır

Çünkü beyinin nitel zirvesi ahlaktır, nicel zirvesi de bilimdir,

Acı, utanç verici birşey

Erkeklerin dişi için cüzdanlarını ya da kaslarını

Dişilerin de erkekler için memelerini, bacaklarını, popolarını göstermeleri

Kiminin parası, kiminin memesi durumu

Gerçek ki böyle ne aşk olur, ne sevgi, ne evlilik, ne aile

Ne insanca bir dünya,

Güzel sanır cehalet

İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık dolu dünyayı

Güzel sanır mantıksızlık

İçi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik, tiksinçlik, mide bulandırıcılık, insanlıkdışılık dolu bedeni,

Açtırmaya çalışmakta

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı küresel ve derin bir merkez

İnsan dişisine bedenini

Çünkü hem insan dişisi insan erkeğine göre

Hem de ahlakdışılık ahlaktan daha çok para kazandırmakta kapitalistliğe,

İnternetten sokaklara

Televizyondan pılajlara(plajlara) kadar toplumsal alanlar

Memelerini, bacaklarını, poposunu teşhir eden insan dişisi türü ile dolmakta

Dişilik alimeliğe değil etpazarına(et pazarına) dönmekte

Belli ki bu tür dişi türü kendini erkeklik tabağına meze ya da çerez sanmakta,

Aç dişi aç

Memelerini aç, bacaklarını aç, poponu aç göster

Erkek egemenliğine gönüllü olarak ne kadar çok köle olmak istediğini göster

Aç dişi aç

Memelerini aç, bacaklarını aç, poponu aç göster

Beyinin, insanlığın, ve evrenin en nitel zirvesine

Ne kadar uzak olduğunu göster,

Göster dişi göster

Memelerini göster, bacaklarını göster, poponu göster

İnsan ile hayvan arasındaki farkı ne kadar aşabildiğini, dışladığını, umursamadığını göster

Göster dişi göster

Alimeye değil dev bir vaginaya, insana değil bir nesyeye nasıl dönüşebildiğini göster,

Aç dişi aç

Memelerini aç, bacaklarını aç, poponu aç

Cebinidoldurmak(Cebini doldurmak) için seni bekliyor

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı turizım(turizm) türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı özel sektör türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı medya türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı sanat türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı sıpor(spor) türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyaset türü

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı eğitim türü,

Aç dişi aç

Memelerini, bacaklarını, poponu

Değerli olmak isterken iyice değersizleş

Saygınlık isterken iyice saygınlıksızlaş

Erkek egemenliğine başkaldırmak derken erkek egemenliğine iyice yerleş ve yemleş,

Aç dişi aç

Ahlaklı, bilimsel, akıl-ruh sağlıklı, insanca dünyadan kaç dişi kaç.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.3.22/03.53



YILDIZ TİLBE VE VAHŞET (ŞİİR)

 Sanat da, müzik de geçimkapısı(geçim kapısı) değil

Topluma ve insanlığa öğretmenlik ve örneklik dünyasıdır,

İnsanı sevdiği şey ile öldürmek ne ise

Hayvanı da sevdiği şey ile öldürmek odur

Yani 'sevgi' ile öldürmektir, 'sevgi'yi öldürme araçı(aracı) yapmak barbarlığıdır

Yani 'Sevgi ile öldürmek'te sonuç vahşi, yöntem ise barbarlıktır,

İllerde ve ilçelerde sokaklarda da, evlerde de tehlikeli köpek türünü de

Gürültücü hayvan türünü de doğru bulmam

Çünkü köpeklerin aşıları olsa da, köpekler tehlikesiz olsalar da havada uçuşan kılları

Tüyleri karaciğer kisti, akciğer kisti gibi ölümcül hastalıklara neden olabilir

Konutlarda, horozlar ötüp, köpekler havlayıp insanları rahatsız edebilirler

Gürültü de pısikolojik(psikolojik) şiddet türüdür

Bu nedenle ki daha 1400 yıl önce Muhammed 'Gürültü yapan bizden değildir' demişti

Yani demek ki gürültü yaptıran da, gürültüye neden olan da, uyarılara aldırmayan da,

Sanat demek 'duygu' ve 'duygululuk' demektir

Müzik demek ruhun gıdası demektir

Toplum ya da medya ya da gazinolar, pavyonlar, gecekulübüleri

Ya da bilime ya da ahlaka aykırı ya da nefse köle kitleler ünlü yaptı diye

Ünlü olmak doğru bir ünlülük durumu değildir

Ünlülüğü ahlak ve bilim yaparsa ünlülük doğru olur,

Hayvan sevgisi gibi hayvan düşmanlığı da ruhsal sorun içerebilir

Gerçek ki özellikle illerde(şehirlerde) çoban köpeği gibi köpeklerin olması da

Evlerde vahşi hayvan beslenmesi de medeniliğe aykırıdır

'İl' demek medenilik ve güven demektir

Vahşi hayvanlar ile güven altında olunmaz

Köylerde bile köpekler zincirli olmalıdır

Gerçek ki zincir de medenilik durumu olabilir,

Medenilik de, adalet de, din de, akıl-ruh sağlığı da bilim de, ahlak da

Yalnızca suça karşı savaşı değil suçlulara karşı medenice davranışı da gerektirir

Çünkü medenilik vicdandır

Vicdan da medeniliğe, adalete, dine, akıl-ruh sağlığına, bilime, ve ahlaka dahildir

Bu nedenle ki bir ülkenin medenilik düzeyini ölçen şeylerden biri

Mahkumlara davranış biçimidir

Bir toplumun medenilik düzeyini ölçen şeylerden biri de genel helaların durumudur

Yani medeniliğe dörtduvar(dört duvar) arası da dahildir,

Sanata 'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de dediği gibi ahlak ve bilim dahil değilse

Sanat yalnızca geçimkapısı(geçim kapısı), ekmekkapısı(ekmek kapısı), eğlence

Yozluk, insanlıkdışılık gibi şeyler olur

Yani sanat da, sanatçı da ahlaka ve bilime aykırı şeyler yapmamalıdır

Toplumuna ve insanlığa doğru ve iyi örnek olmalıdır

Sanatı 'Ne istersem yaparım, kimse karışamaz' olarak değil

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim'e uygun olarak yapmalıdır,

'Delikanlım' adlı sözde müziği ile çıktı topluma

Açılır sonsuz kere yoluna güllerim

Koparıp atsan da solmaz gönlüm nafile

Yokluğun soğuk tenine, susadı tenim

Üşüdüm, yorgan misali seril üstüme

Geceler boyu sevişmelerimiz bitmesin

Gölgesi düşsün saçlarına, aşk ateşimin

Sakınıp sakla, güneşim ol, al ısıt beni

Yüzünün sıcak kokusu kalsın ellerimde

Kalbim duraksız haykırışlarda

Ne yapsan ayrılamam senden asla

Hafife alma, aşk vurur insana

Bu kadar kolay sanma delikanlım

Kalbim duraksız haykırışlarda

Ne yapsan ayrılamam senden asla

Açılır sonsuz kere yoluna güllerim

Ne yapsan ayrılamam senden asla

Bu kadar kolay sanma delikanlım' diye basbas bağırıyordu topluma müzik diye

Ya senin aşk ilişkinden, zaafından, takıntından, özel hayatından

Geceleri sevişmenden topluma ne,

Bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesidir

Ahlak da nitel zirvesi

Ve nitelik nicelikten üstündür

Bu sözde müzik Türklüğe de, dine de aykırılık içinde bulunmakta

Çünkü 'Türk' de, 'Din' de 'Önce ahlak' demek

Söze bakın: 'Üşüdüm, yorgan misali seril üstüme

Geceler boyu sevişmelerimiz bitmesin'

Demek ki üste çırılçıplak serilmek durumu var erkeğin

Çünkü sevişmekten söz ediliyor

Ve bu durum bir de müzik diye, sanat diye topluma basbas bağırılıyor

Ve yoz medya da bu durumu ünlülük yapıyor,

Sözde sanatçılardan ve sözde ünlülerden Yıldız Tilbe isimli kişi

'Saldıran köpek gruplarına bulundukları bölgenin halkı zehirli et versin, hepsi gebersin

İnsan parçalamak nedir ya?' demiş

'Sanatçı, müzikçi' denilen bir kişide nedir bu öfke, bu şiddet, bu celal, bu kin, bu nefret

Vahşete vahşet ile yanıt vermek durumu,

Bakın, 'Uyutulup öldürülsünler' de demiyor, zehirli et ile zehirlenip öldürülsünler diyor

Yıldız Tilbe belli ki hiç zehirlenmemiş yoksa zehirlenmenin acı durumunu bilirdi

Hem müziklerinde İslami kavramlar kullanıp hem de bu vicdansızlık

Yani dine aykırılık durumu,

Müzik diye akıldışı-ahlakdışı-abuksubuk-saçmasapan sözler

Müzikçi diye akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı giyimli, görünümlü kimseler

İnsanı müzikten de, sanatçıdan da nefret ettirecekler

Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' derken

'Ahlaka ve bilime aykırı olmayan sanat türü'nü tanımlamıştı

Çünkü Atatürk 'Benim sözlerimle ya da yaptıklarımla bilimin ya da ahlakın dedikleri

Çelişirse, benim dediklerimi ya da yaptıklarımı değil

Bilimin ve ahlakın dediklerini yapın'ı öğretmiş bir insandır

Bu nedenle ki sanat ve müzik başka şeydir

Çalgılar eşliğinde de, notalı da, besteli de olsa akıldışı-ahlakdışı eğlendiricilik başka şeydir

Tanrı bu ülkeyi de, tüm insanlığı da akıldışı-ahlakdışı sanatlardan da

Akıldışı-ahlakdışı sanatçılardan da, ünlülerden korusun,

Durum ki 'Delikanlı'sı Yıldız Tilbe'yi boşuna bırakıp gitmemiş görünmekte.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.3.22/02.42


FİRAVUN EKONOMİSİ SODOM MODASI GOMORA SANATI ROMALI SPORU POMPEİ HUKUKU (ŞİİR)

 Duvarlar ve sınırlar güzellik için değil korunmak içindir

Duvarlar tablolarla, ülkeler 'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de dediği gibi

'Ahlak ve bilim' ile güzelleşirler

Kafesteki kuş, saksıdaki çiçek özgürdür çünkü yaşamaları için gerekli herşeyleri vardır

Oysa insan özgürlüğü için ahlak ve bilim de gerekir

Çünkü ahlak beyinin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi,

Sarmakta ülkeyi

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de istediği gibi ahlakçılık ve bilimsellik yerine

Piramitler gibi yüksek, gösterişli binalar, yapılar yapıp mutlu olan, övünen, gururlanan

Firavun ekonomisi türü ekonomi türü

Cinsel sunumlu cinsel tahrikli Sodom modası türü moda türü

Ahlak, edeb tanımayan Gomora sanatı türü sanat türü

Arenalı, gıladyatörlü(gladyatörlü) Romalı sıporu(sporu) türü sıpor türü

Ahlakdışılıklara, cinsel utanmazlıklara, serbestlikler veren Pompei hukuku türü hukuk türü

Bir de utanmadan, sıkılmadan 'Türküm', 'Dinliyim' denilmekte

Oysa 'Türk' de, 'Din' de 'Önce ahlak' demek,

Ey hukuk

Önce

Seni yapan

Toplumu bölmek ve insanları birbirlerine düşman etmek

Adalete aykırı

Ve bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir düzen yaratmak üzerine kurulu

Siyaseti yargılasana önce

Eğer adaleti gerçekten istiyorsan

Ya da gerçekten adalet istiyorsan

Çünkü adalet demek 'Önce bilim ve ahlak' demek de.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.3.22/00.42


KATİBİM TÜRKÜSÜNÜN SÖZLERİNDEKİ MANTIKSIZLIK DURUMU (ŞİİR)

 Ruhun gıdası olması gereken müzik akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı ruh türünce

Para, ün, ve sosyopatça bir hayat(yaşam) türü için

İnsanlığa karşı saldırı, insanlığa karşı silah durumuna getirilmekte

Öyle ki örnek ki Usa'da(Abd'de) müzik harflerin, hecelerin, ve sözcüklerin tuhaf biçimlerde

Ve tuhaf durumlarla söylenilmesi gibi sosyopatlık durumuna gelmiş bulunmakta,

Denetimsiz güç, güç değildir

Ahlaksız sanat da sanat değildir

Ahlaksız alimlik bile alimlik değildir

Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi,

Çağımız öyle akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-barbar-insanlıkdışı bir çağ ki

Müzik sevmeyenlere değil müzik sevenlere tuhaf bakmak gerekmekte

Çünkü müzik diye akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı kişiler

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı giysiler, görünümler, ve durumlar içinde

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı sözler söylemekte

Oysa bilim zekanın ve evrenin nicel zirvesidir, ahlak da nitel zirvesi

Yani bilime ve ahlaka aykırı şeyleri sevmek ne insancadır, ne de akıl-ruh sağlığıdır

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Dinlemeden önce anla, satın almadan önce incele, beğenmeden önce düşün

Duygu için 'Duygu seli' sözü yani 'sel'li söz var da zeka, akıl, mantık için yok

Çünkü sel doğa için de, insanlar için de kötü, zararlı birşeydir

Ve zeka, akıl, mantık duygu kadar bencil, bağnaz, ilkel, gerici olmaz,

Duygu ya da duygulanmak aptallığa ya da mantıksızlığa da neden olursa

İnsani olmaktan uzaklaşıp insanlıkdışılık olur

Bu nedenle ki Hitler'in, Nazilerin bile sevdiği, dinlediği müzikler vardı,

Sinemaca da, müzikçe de 'Katibim' adlı ya da da 'Üsküdar'a giderken' diye de bilinen türkü

Sanılır ki bir bayanın bir katibe aşkını anlatır

Oysa muzip bir külhaninin katiblerle alayetmek(alay etmek) üretimi imiş

Ve üstelik de müziği yani bestesi de bir İskoç bestecinin

İskoç askerler için bestelediği bir marş imiş,

Müzik duygudur

Ancak duygu bilime ve ahlaka aykırı ise akılı, mantığı

Ve insanca bir dünya oluşmasını önler

Ve müzik 'Mö'nün kibarcası yani 'Mü'sü olur

Tüm dünyada müzik konusunda durum ki

Müzik diye akıldışı, ahlakdışı, abuksubuk, saçmasapan sözler söylenmekte

Yani müzik yalnızca ahlakı değil zekayı(anlağı) da dışlayan bir duruma getirilmekte

Bilimden ve ahlaktan uzaklaştırılan müzik hem ruhun gıdası olmak yerine göbekatmanın

'Göbek atmanın', ve cinsel utanmazlığın, cinsel yozluğun

Ahlakdışılığın, akıldışılığın, sosyopatlığın, barbarlığın, insanlıkdışılığın

Fon müziği, eğlence araçı(aracı) durumuna getirilmekte

Hem de akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir kesimin

Geçimkapısı(Geçim kapısı), sömürüsü durumuna getirilmekte

Gerçek ki insanlık moda konusunda da, müzik konusunda da bilinçlenmek zorunda

Yoksa birgün ayılar çalıp insanlık oynayabilir,

'Katibim' adlı ya da 'Üsküdar'a giderken' diye de bilinen türkü adlı türküde deniliyor ki

'Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur

Katibimin setresi uzun, eteği çamur

Katip uykudan uyanmış gözleri mahmur,

Katip benim ben katibin el ne karışır

Katibime setrede pantolon ne güzel yaraşır

Katibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır,

Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum

Mendilin içine lokum doldurdum

Katibimi arar iken yanımda buldum

Katip benim ben katibin el ne karışır.'

Sava göre bu türkü sanıldığı gibi bir aşk türküsü değil

Abdülmecid döneminde katiplerin Avrupai giyimleri ile

Dalgageçmek(dalga geçmek) türküsü imiş

Müziği de bir İskoç bestecinin İskoçya askerleri için yazdığı bir marşın müziği imiş,

Türkünün sözlerinde zaten büyük bir saçmalık, mantıksızlık anlaşılmakta

Türküde öncelikle örnek ki 'El ne karışır' diyor

El ne karışacaksa, toplumu önemsemiyorsan neden topluma bu türküyü

Bu sözleri söylüyorsun, senin aşkından topluma ne ki bu saçma durum

Günümüzde müziğe de, modaya da egemen durumda

Moda da hem topluma göstermek, toplumun ilgisini çekmek için

Akıldışı-ahlakdışı moda giyinip hem de topluma 'Size ne?' denilmekte,

Türküdeki saçmalığa, mantıksızlığa bir örnek de şu söz:

'Mendil buldum, mendilin içine lokum doldurdum'

Yahu kim yoldan, yerden bulduğu mendilin içine lokum doldurur, lokum koyar.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 26.3.22/17.36


UZAYA GİDİLİYOR DA NE OLUYOR (ŞİİR)

 Dinin şifresi vardır, dini o şifre korur

O da dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin doğru tanımıdır

Atatürk'ün de şifresi vardır, Atatürkçülüğü de o korur

Atatürk'ün şifresi de 'Benim sözlerimle ya da yaptıklarımla

Bilimin ya da ahlakın dedikleri çelişirse benim dediklerimi ya da yaptıklarımı değil

Bilimin ve ahlakın dediklerini yapın' diyecek kadar 'Önce ahlak ve bilim'dir

Demokrasinin de, laikliğin de, özgürlüğün de, adaletin de, akıl-ruh sağlığının da

Doğru eğitimin de, doğru ekonominin de, doğru devletin de, doğru sanatın da

Doğru hayatın da, doğru insan olmanın da, doğru mutluluğun da

Doğru sevginin de, doğru aşkın da, doğru evliliğin de, doğru ailenin de şifresi vardır

Onları dsa o şifre korur, o da: 'Önce ahlak ve bilim'dir

Çünkü bilim beyinin ve evrenin nicel zirvesidir, ahlak da nitel zirvesi

Ve evrenin insanı hayvandan ayıran en önemli iki ilkesi,

Dine tövbe(tevbe), pişmanlık da dahildir ancak tövbeden, pişmanlıktan sonra ortalıkta

Havaatmamak(Hava atmamak), geçmişinden dolayı hep utanç içinde olmak gerekir

Oysa bırakın tövbeyi, pişmanlığı

Kendilerine 'Dinli' diyenlerden bile ortalıkta, üstelik şımarıkça

Bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla, tayt pantolon diye daracık içlikle

Mini etek diye apışarasız külotla(kısa donla) dolaşanlar

Sigara, içki, uyuşturucu kullananlar var

Ve siyaset adı altında toplumları bölenler, ve insanları birbirlerine düşman edenler var

Ben onlar adına utanıyorum ancak onlar da kendileri için biraz olsun utanmalı artık,

İsterse dünya ekonomisinin %100'üne sahip olsun

İsterse Mars'a gitsin

İsterse ölümsüzlük versin

En sevmediğim dört ülke

'Ahlaka aykırı ülke, bilime aykırı ülke, düşünce ifade serbestliği olmayan ülke

Ve vahşi ülkedir

Çünkü ilk üçü yoksa ya da dördüncüsü varsa bir ülke medeni, insanca, normal değildir

Bu nedenle ki 'Önce ahlak ve bilim' dedi Muhammed de, Atatürk de

Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, adalet de, akıl-ruh sağlığı da,

Uzaya hayvan da gider, bu nedenle ki köpek de gitti, maymun da

Ahlak kabın güzelliğine, bilim de kabın içine koyulan yemeğe benzer

Kab sağlıksız ise yemeğin anlamı kalmaz, yemek sağlıksız ise kabın anlamı kalmaz

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Bilim' ya da 'Ahlak' değil

'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Sayısal, teknolojik, nicel zeka(anlak) ilkel, ve nitel zekaya göre geri bir zekadır

Ve zeka testi denilen şeyler de, okul-üniversite sınavı denilen şeyler de

Akıl-ruh sağlığı testi denilen testler de nicel durumu ölçmekte

Oysa kötü, zalim, vahşi insanların bile nicel zekaları çok yüksek olabilir

Hitler'de olduğu gibi

Bu nedenle ki insanlık artık yalnızca 'Önce bilim' diyen nicel zekaya değil

'Önce ahlak' diyen nitel zekaya da yönelmeli, sarılmalı

Yoksa gemisi son derece güzel ve iyi ancak kaptanı korsan bir gemiye benzer dünya

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Bilim' ya da 'Ahlak' değil

'Önce ahlak ve bilim' dedi ki demokrasi de, laiklik de, adalet de, özgürlük de

Akıl-ruh sağlığı da 'Önce ahlak ve bilim' der,

Uzaya gidiliyor da ne oluyor

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı durumda insanlık

Uzaya gidiliyor da ne oluyor

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı durumda ülkeler

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı durumda dünya

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı durumda hayat,

Çünkü akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyaset

Yönetiyor ülkeleri, dünyayı, insanlığı

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü sarmakta ülkeleri, dünyayı, insanlığı

Siyaset de, moda da akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü

İnsan türü, toplum türü, hayat(yaşam) türü yaratmakta

Bakın insanları sütyen-külot, dövme, pirsing içinde Yamyamlar gibi

Dolaştırmakta, insanlığı Yamyamlara benzetmeye çalışmakta moda

Zinayı, fuhuşu, eşcinselliği, eşcinsel evliliği, pornoyu, çıplaklığı, ensestliği, pedofiliyi

Zoofiliyi, eş değiştirmeyi, astrolojiyi, medyumluğu, falcılığı, uyuşturucuyu

Serbest bırakmakta siyaset

Ve sıpor(spor) diye Romalılık, barbarlık, vahşilik, sosyopatlık, zalimlik öğretilmekte

Böyle bir durumla uzaya gidilse ne olur, gidilmese ne olur

Önemli olan insanca insanlık, insanca dünya,

Bilim zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın

Ve evrenin nicel zirvesidir, ahlak da nitel zirvesi

Ve nitelik nicelikten üstündür

Ve ahlak insanı hayvandan ayıran en büyük nitel farktır

Oysa uzaya hayvan bile gönderilmekte,

Uzaya gidiliyor de ne oluyor

1400 yıl önce 'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

100 yıl önce 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de

Evrenin nicel zirvesinin ve nitel zirvesinin de dediği gibi

'Ahlaklı, bilimsel, insanca' mı oluyor insanlık, dünya, ve hayat,

Uzaya gidiliyor da ne oluyor

Ne uzay insanca oluyor ne dünya

Uzaya değil

'Önce ahlak ve bilim' diyen insanlığa gitmeli insanlık ve dünya.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 26.3.22/11.12