9 Nisan 2022 Cumartesi

KOSKOCA ADAMIN OKULDA ÇOCUKLARA KÖTÜ BİR ÇOCUKLUK ANISINI ANLATMASI DURUMU (ŞİİR)

 Kimisi askerlik anılarını anlatmakla mutlu olmakta

Kimisi de çocukluk anılarını

Yani durum 'Geçmiş ile mutlu olmak, geçmiş ile övünmek' durumu

Oysa yetişkin insan dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen din hadisileri'nin tanımladığı dine sarılıp hep ileriye

Hep geleceğe bakmalı, 'şimdi'ye, 'bu gün'e bile değil

Geçmiş, sirke gibidir, sinsice ve sürekli aşındırır

Gelecek ise seçenektir, hep yeni olanaklar, yeni seçenekler, yeni haklar verir,

Türkiye'ye akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı küresel ve derin bir merkezce

Moda, sıpor(spor), tanıtımca(reklam), ünlü, medya, magazin, Tv dizisi, sinema, yarışma, ödül

Bilgisayar oyunu, Atatürk düşmanlığı, Türkçe düşmanlığı, milliyetçilik, Osmanlıcılık

Komünistlik, feministlik, kadın hakları, demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk siyaset, ekonomi

Sanat, sivil toplumu örgütü, hayvan hakları, İstanbul sözleşmesi, cinsel özgürlük gibi

Adlar altında pekçok düşmanlık ve saldırı yapılmakta

Farkında olunmayabilir ki bir de özellikle ünlüler çocukluklarına ait kötü anıları anlatmaya

Yönlendirilmekte, bu nedenle ki televizyon çocukken özellikle babasından gördüğü

Olumsuzlukları sanki sevinç, heyecan, mutluluk içinde anlatmakta

Yetişkin insanların çocukluklarına takılı kalmaları doğru ve iyi birşey değildir

Çünkü hem çocukluğu aşamamış olduklarını hem de ruhsal olarak başarısızlık içinde

Olduklarını gösterir

Hele bir de babasına ya da annesine ait kötü şeyleri anlatıyorsa mantıksal ilerlememişliği

İyice açık olur,

Diyelim ki bir çocukyuvasının(çocuk yuvasında) ya da bir ilkokulda öğretmensiniz

Ve ünlü biri ziyarete(konukluğa) gelmiş

Ve diyor ki 'Ben çocukken annem(ya da babam) beni çok dövdü'

Ya da 'Ben çocukken çok dövüşürdüm, dövüşlerde kazanan hep ben olurdum

Hiç dayak yemezdim'

Ya da 'Çocukluğumda ben çok dayak yedim'

Yani güzel bir ortam, ve söylenilen tuhaf bir söz durumu

'Ne alaka(ilgi) durumu' olur,

Akp'li Mahir Ünal 40 yıl önce eğitim gördüğü ortaokula gitmiş

Ve 'Beni, ortaokul ikinci sınıf öğrencisiyken, Çırpınırdı Karadeniz şarkısını söylediğim için

Pis faşist deyip dövdüler' demiş,

Üstelik de Ramazan ayı'nda, nefse yenilip bunu söylemek neden

Amaç ne, 'Bakın ben ne kadar iyi, doğru, dürüst bir insanım' demek

Ve 'Bakın, bu adam ne kadar iyi, doğru, dürüst biri' dedirtmek mi

Ancak Mahir Ünal açık ki siyasetin dine aykırı olduğunu bilmiyor olmalı

Çünkü siyaset demek toplumları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde bölen

İnsanları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde düşman etmek

Ve yandaşlık üzerine kurulu

Ve 'Önce ahlak ve bilim' demeyen bir dünya türüdür

Oysa dini tanımlayan Din hadisileri ''Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyor

Oysa siyaset taraflılık, yandaşlık, israf, ve nefs demek

Durum ki amaç genelde toplumu, özelde ise oradaki çocukları muhalefet karşıtı yapmak

Yani siyaset yapmak,

Ve yine belli ki 'Faşizım(Faşizm) kapitalist sınıfın ve siyasetin ülkede üzerindeki

Ahlaka, bilime, ve insanlığa aykırı diktatörlüğü ya da egemenliği' demek

Bu durumda sormak gerekir: Siyaset devletin fabrika, maden, şirket, işyeri, tarım alanı

Sayısını yani devlet ekonomisini çoğaltıyor mu yoksa satıyor yani azaltıyor mu

Ya da yok mu ediyor

Ve siyaset öz bebek kardeşini ya da öz çocuk kardeşini

Yani bebeği ya da çocuğu öldürtmüş sultanları

Baştaçı(Baştacı) mı ediyor, dışlıyor mu,

Gerçek ki, durum ki siyasetin 'Ben doğru, iyi insanım' demeye bilimsel açıdan da

Dinsel açıdan da hakkı yok

Ve Mahir Ünal bilmiyor mu acaba bu ülkede 'Oruç tutmuyor'

Ya da 'İşçi marşı'nı söyledi diye dövülen insanları

Ya da uzun saçlı diye dövülen erkekleri

Yani bir ortaokula gideceksin, ve anlattığın şeye bak

Çocuklara o anını anlatmak yerine 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni

Ve Atatürk'ün 'Önce ahlak ve bilim' demek olduğunu

Öyle ki Atatürk'ün 'Benin dediklerimle ya da yaptıklarımla ahlakın ya da bilimin

Dedikleri çelişirse benim dediklerimi ya da yaptıklarımı değil

Ahlakın ve bilimin dediklerini yapın' dediğini söyleseydin,

Ne olacak şimdi

Chp'li biri de gidip 'Beni, Millet ittifakı'ndanım diye Cumhur ittifakçı'lar dövdü' derse

İş mi yani bu

Nedir insanları birbirlerinedüşürmek(birbirlerine düşürmek) durumu

Çocuklar ne düşünecekler artık, ya 'Dövenleri biz de dövelim' ya da

'Biz de birilerini dövelim' türü şeyler düşünebilirler, isteyebilirler

Yani böyle durumlar gizli bir şiddete eğilim tutkusu yaratabilirler

Geçenlerde de Show Tv'deki 'Güldür güldür show'da bir izleyici

İlkokulda iken, engelli çocuklara yardım için olan kumbaradan gizli gizli para

Aldığını anlatmıştı, sonraki hayatında çok pişman olmuş olsa da

Utanç birşeyi yapmak utançtır ancak onu 'anı' diye başkalarına anlatmak

Daha büyük utançtır

Nedir bu, koca koca insanlarda çocukluğa özlem

Çocuklukla yani gerilikle mutlu olmak durumu

Çocukluğa özlem yanlış, kötü, ve zararlı bir durumdur çünkü çocukluk dönemi demek

Akılı-mantığı olmayan, bilgisiz, cahil, bilimsellikdışı

Bencil, sorumsuz, nefse köle insan olmak dönemi demektir, ve var buna özlem duyacak,

Hadis ne diyor, 'Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adil olmamaya yöneltmesin'

Yani 'Bir topluluğa duyduğunuz öfke, kin, düşmanlık sizi vicdansız, merhametsiz

Medeni, güvenilir, dürüst, tarafsız olmamaya yöneltmesin, diyor,

Yetişkinlerin hayatı(yaşamı), görevi çocuklara özellikle kötü çocukluk anılarını anlatmak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini öğretmek olmalıdır

Yetişkin insan dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarılmalı ve geriye değil

Hep ileriye, geleceğe bakmalı,

Her siyasetçinin odasında, duvarda şu yazı asılı olmalı:

'Anneme siyasetçi olduğumu söylemeyin, o beni bilge sanıyor'.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 10.4.22/08.43

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.