Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan Batıda
'Hukuk, yargı, adalet' adları altında
Zina, fuhuş, porno, ensestlik, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, pedofili, zoofili
Çıplaklık, eşleri ortak kullanmak, toplumsal alanlarda düzüşmek
Ve uyuşturucu gibi ahlaka aykırı
Astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilime aykırı ne varsa serbest
Çünkü Batıyı beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi olan siyaset
Nitel zirvesi olan ahlak değil
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyaset yönetmekte
Utanmadan bir de kendine 'demokrasi, laiklik, özgürlük, insan hakları, medenilik' gibi
Şeyler demekte
Oysa demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, insan hakları da, medenilik de, ahlak da
Beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlak ile başlar
Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Önce bilim' ya da 'Önce ahlak' değil
'Önce ahlak ve bilim' demiştir
Öyle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, bunlar yoksa din de olmaz' demiştir
Atatürk de 'Benim dediklerimle ya da yaptıklarımla ahlakın ya da bilimin dedikleri çelişirse
Dediklerimi ya da yaptıklarımı değil ahlakın ve bilimin dediklerini yapın'ı öğretti
Bir de ülkenin durumuna bakın ne bilimsellik ve ne ahlakçılık
Heryer astroloji gibi bilimdışılıklarla, moda gibi ahlakdışılıklarla dolmakta
Hani nerede Muhammedçilik, hani nerede Atatürkçülük
Durum ki 'Roma hukuku' denile denile akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Roma dünyası
Oluşmakta,
Durum ki genelde üniversite eğitimi, özelde ise hukuk fakültesi eğitimi
Ezbercilik üzerine kurulu
Hukuk fakültesi eğitimi ise yasaları ezberlemek üzerine kurulu
Oysa bilim de, üniversite de 'Önce mantık' demektir
Bu nedenle genelde üniversitelere, özelde ise hukuk fakültesilerine(fakültelerine)
Felsefe dersi, ve mantık dersi konulmalıdır
Yoksa hukuk suçları önlemek isterken, yargının yanlış kararları sonuçu(sonucu)
Adalet yanlış gerçekleşmekte
Ve yargının yanlış kararları 'İntikam' gibi yeni suçlara neden olabilmektedir
Yani yargı yangını söndürmek isterken yangına körükle gidebilmektedir
Bu nedenle ki suçların altında yalnızca akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyaset değil
Yargının yanlış kararları da aranılmalıdır,
Durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan
İşi toplumları siyasi partiler halinde bölmek, ve insanları birbirlerine
Düşman etmek olan siyaset ile yönetilen ülkelerde hukuk siyasetin yaptığı
Ve binlerce üniversite olan 21. yüzyılda bile akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı
Durumda olan, güvenilmez birşeydir
Bu nedenle ki siyaset ile yönetilen ülkelerde yargı kararları mutlak adaleti oluşturmamakta
Dna testi ve Yalan makinası(makinesi) teknolojisi de uygulanmıyorsa
Adalet siyasetin akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık durumu ile
Yalancı tanıklar, yalanlar, iftiralar arasında bir dünya durumu olmakta,
Örnek ki bileklerinde tırnak izi bulunan insanın savunan değil saldıran olduğu bilinmelidir
Çünkü zaten hiçkimse saldırmak, şiddet uygulamak istediği insanın bileklerini
Tırnaklamak istemez
Yani bileklerine değil yumruk gibi şeyle yüzüne
Tekme gibi şeyle bedenine saldırır
Durum ki bileklerinde tırnak izi ya da izileri olan hiçkimse saldırıya uğradığını söyleyemez
Durum ki saldırıya uğramamıştır, saldırmıştır
Yani kedi ancak tehlikede iken tırmalar yani kedinin tırmaladığı kişi kediye tehlike
Oluşturmuş kişidir
Kedi bile tırmalasa suç kedinin değil kedinin tırmaladığı kişinindir,
Ancak ülkemizde tuhaf bir durum var
Şöyle ki:
1- Sevgilisi ile tartıştıktan sonra 7. kattan düşüp ölen kadının sevgilisinin yüzünde
Tırnak izileri(izleri) var diye sevgilisi tutuklandı yani bayın yüzündeki tırnak izileri
Bayın bayana saldırması, ve bayanın da kendini korumaya çalışması olarak yorumlandı
Ancak başka olaylarda, bayanların bileklerindeki tırnak izileri bayların onlara saldırması
Biçiminde yorumlandı, ve bileklerinde tırnak izileri olan bayanlar değil baylar cezalandırıldı
Yani aynı şey bayanda olunca bayanı masum, bayda olunca bayı suçu saymak mantıksızlıktır
2- Hukuk bilim ve adalet ise bilime ve ahlaka aykırılığın yanında yer almamalı
Çünkü bilim de, adalet de bilime ve ahlaka aykırılığın yanında yer almaz
Oysa ülkemizde hukuk zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, ahlakdışı moda türü
Ahlakdışı pılaj(plaj) türü, genelev gibi şeyleri korumakta, bunları Ceza hukuku
Suçu saymamakta çünkü siyaset hukuku öyle yapmış, siyaset böyle istiyor
Çünkü siyaset kendisi gibi akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıyı
Taklit ediyor, örnek almış durumda
Bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesidir
Ahlak da nitel zirvesidir
Yani hem ya Dna ya Yalan makinası yani bilimi tam kullanmayacaksın
Hem de insanlığın nitel zirvesi olan ahlaka aykırı olacaksın
Sonra da kendine 'hukuk', 'adalet' diyeceksin,
Bu nedenle önerim ki:
1- Hukuku siyaset değil bilim ve ahlak yapmalıdır
Hukuk bilime ve ahlaka aykırılığı korumamalıdır, bilime ve ahlaka aykırılığa
Güvence vermemelidir
Korunak olmamalıdır, alet, olanak, mutluluk olmamalıdır
Adalet bakanlığı hükümete yani siyasete değil bilime, ahlaka, ve devlete bağlı olmalıdır
2- Hukuk fakültesilerine felsefe dersi, ve mantık dersi koyulmalıdır.
3- Ceza hukuku'na, ve boşanma hukukuna
'Taraflardan birinin istemesi halinde Yalan makinası zorunluluğu' getirilmelidir
Yoksa hukuk, yargı, adalet siyasetin bulanık sularında balık avlamaya çalışmak
Gibi bir durum olur
İki yalancı tanık bulan, bir uyduruk hastahane raporu alan suçu işikıvırır(işi kıvırır)
Ülkede gerçek, mutlak adalet asla gerçekleşmez
Adalet devletin(mülkün) hukukun, yargının temeli olmaz
Ve adaletin kestiği parmak mutlaka acır
Yani bilime ve ahlaka aykırı hukuk da, adalet de olmaz.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.3.22/11.00
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.