Tıp biliminde ve teknolojisinde bunca gelişme olmasına karşın
Suçluları saptamada bunca bilimsel ve teknolojik nesne olmasına karşın
Tuhaf ki doktorlukta ve hukukçulukta başarısızlık oranı yok olmakta değil daha da artmakta
Çünkü üniversite kurumunda felsefe, mantık, ve bilimsellik öğretilmemesi
Üniversite kurumunun bilime ve ahlaka aykırılığa kapalı olmaması nedeni ile
Ezbercilik üzerine kurulu, robot tür üniversite mezunuluğu(mezunluğu) durumu oluşmakta
Ders kitabılarını(kitaplarını) ezberleyenler, ezberi güçlü olanlar
Genetik ya da kalıtımsal yani organik yani nicel belleği(hafızası) güçlü olanlar
Sınavları ezberleri ile geçenler
Felsefenin 'F'sini, mantığın 'm'sini, bilimselliğin 'b'sini bile
Yani üniversite kurumunun 'ü'sünü bile öğrenemeden, anlamadan
Üniversite bitirebilmekte, üniversiteden mezun olabilmekte
Ve ortaya akıldışı, mantıksız, bilimdışı, ezberci, robot bir üniversite mezunu kitlesi çıkmakta
Bu nedenle ki binlerce üniversite, yüz milyonlarca üniversite mezunu olan dünya
21. yüzyılda bile akıldışı, mantıksız, bilimdışı, ahlaksız, barbar, vahşi, insanlıkdışı bir durumda
Kuşkusuz ki bu durumun birinci sorumlusu kendisi de bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünya olan
Toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman edip kapitalistlik düzeninin sürmesini sağlamak isteyen
Siyasettir,
Sanılmasın ki üniversite kazanmak da, üniversite okumak da, üniversite bitirmek de
Tıp fakültesini kazanmak da, tıp okumak da, tıp öğrenmek de, tıp fakültesini bitirmek de yüksek zeka ister
Dünyadaki
Akıldışı-ahlakdışı moda içindeki doktorların
Bedenleri pirsing, dövme gibi akıldışılık-barbarlık-vahşilik-ilkellik kültürü içindeki doktorların
Akıldışı-ahlakdışı özel hayat içindeki doktorların
Sigara bağımlısı, içki bağımlısı, uyuşturucu bağımlısı doktorların durumundan da durum ki gerekli olan şey zeka değil ezberdir
Ezber yeteneğidir
Yani genel olarak eğitimdeki, özel olarak üniversitedeki durum 'Ezberle ve geç' durumudur,
Nazım Hikmet'in babası aynı gün hem kuduz aşısı hem tetanoz aşısı yapılması yanlışı sonuçu(sonucu) şoktan ölmüştü
Çünkü bu iki aşı asla aynı gün yapılmaz, önce tetanoz aşısı yapılır çünkü tetanoz çabuk öldürür çünkü kuluçka dönemi çok kısadır
Kuduz aşısı ise birkaç gün bekleyebilir çünkü kuluçka dönemi günler olarak uzundur
Görülmekte ki aynı mesleksel cehalet tıp biliminin ve teknolojisinin tarihsel zirvesi olan günümüzde de sürmekte
Ömer Seyfettin'in ölüsü de 'Sahipsiz ölü' sanılıp, kafası kesilip, içi yarılıp tıp öğrencisilerine anatomi dersi olarak kullanılmıştı
Durum ki aynı genel kültürsüzlük günümüzde de sürmekte ki Atv'deki 'Kim milyoner olmak ister' adlı bilgi yarışmasında
Bazı doktorlarda, tıp öğrencisilerinde, akademisyenlerde, ve üniversite mezunularında görülmüş olan cehalet ve mantıksızlık
Bu durumun doğruluğuna destek olmakta,
Doktorluk yapmak şablonsal, robotsu bir duruma getirilmiş görünmekte
Yani 'Hastalardan kan tahlili, idrar tahlili, ultrason, Mr, tomografi gibi şeyler iste
Gelen sonuçlara bak, ve teşhisi koy'
Bir robotun bile yapabileceği kadar kolay birşey değil mi
İşte bu nedenle ki doktorluk yapabilen robotlar yapılabilmekte
Doktorluk yapabilen bilgisayar yazılımıları(yazılımları) üretilebilmekte
Örnek ki hastada 'Yüz renginde beyazlık yani solgunluk, sık-kısa-güçlü solunum yani solunum zorluğu
Üşüme, bilinç bulanıklığı, boş bakışlar
Nabız düşüklüğü' var, ve hastada başka bir şikayet ya da belirti yok
Doktor efendi ne yapıyor işin kolayına gidip, 'Ultrason, tomografi, Mr, ve saatler sürecek kan tahlili' istiyor
Çünkü işin kolayı bu yani sınavda kopya çekmek gibi bir durum
Oysa hasta sepsis yani 'Kan zehirlenmesi' hastalığı içinde yani hasta için değil saatler
Dakikalar bile önemli ancak doktor efendi sanki sepsis yani ölüm beklermiş gibi saatler süren tahliller yaptırıyor
Sonuç ne: Hasta ölüyor
Yaz hemen Ölüm belgesi'ne 'Doğal ölüm'
Oysa 'Doğal ölüm' değil 'Aptallık ya da yetersiz tıp eğitimi ya da
Doktorluğu hak etmeden doktorluk yapmak sonuçu ölüme neden olmak'
Oysa sürücü belgesi yani ehliyet kursuna gitmiş ilkokul mezunu bile bu durumun en azından bir 'şok'
Belirtisi olabileceğini, ve hemen önlem alınması gerektiğini düşünebilir
Sepsisten dünyada her 3-4 dakikada 1 kişi ölmekte, öyle ki sepsis dünyada en çok ölüm nedeni
Ve böyle bir hastalığı anlamaktan uzaklık
Ancak robot doktorluk türü ne yapıyor: 'Bekle ve gör' yapıyor oysa sepsis de, ölüm de beklemez
Her doktor en acil durumun yani kan tahlili bekleyemeyecek durumların başında sepsisin de olduğunu bilmelidir
Ki acil durumları hemen, anında, hastaya bakarbakmaz anlamayanlara tıp fakültesi diploması verilmemelidir
Tıp eğitimi öncelikle bu üç durum üzerine yoğunlaşmalıdır
Kalp durmasında, ve kan yitiminde yapılacak şeyler bellidir
Sepsis kuşkusunda da tahlil sonuçları gelinceye kadar hemen geniş sıpektrumlu(spektrumlu) antibiyotik verilmelidir
'Antibiyotik dirençi/direnci'ne karşı da hastanın daha önce hiç kulanmadığı farklı bir antibiyotik verilebilir
Ancak sepsis hastasını saatlerce bekletmekten iyidir,
Benzeri durum savcılıkta ve yargıçlıkta(hakimlikte ve hakimelikte) de görülmekte
Belli ki hukuk eğitimi de felsefe, mantık, ve bilimsellik üzerine değil ezbercilik
Yani genetik/kalıtımsal bellek yani organiklik yani nicellik üzerine kurulu durum göstermekte
Örnek ki biri yani 'A' size yani 'B'ye bıçakla saldırdı
Ve siz dövmek ya da öldürmek yerine insanlık edip bileklerini tutup
Ve tırnaklarınızla sıkıp bıçağı atmasını sağladınız
Ve ya siz saldırganı savcılığa şikayet ettiniz
Ya da saldırgan, utanmadan gidip sizi şikayet etti 'Bana saldırdı' diye, oysa gerçekte saldıran kendisi
Siz gerçeği ve doğruyu dediniz, 'O bana bıçakla saldırdı, ben de hem kendimi korumak
Hem de bıçağı atmasını sağlamak için bileklerini ellerimle tutup, tırnaklarımı bıçağı atıncaya kadar bileklerine batırdım'
Saldırgan da diyor ki 'Hayır, ben asla ben ona saldırmadım, yalan söylüyor, bakın elimde hastahaneden aldığım
Ve bileklerimdeki tırnak izilerini(izlerini) gösteren rapor da var'
Robotik savcılık ve robotik yargıçlık şöyle düşünüyor: 'A bileklerine B'nin tırnakladığını ileri sürüyor
Ve elinde hastahane raporu da var
B de bunu kabul ediyor yani itiraf ediyor yani A'nın dediklerini onaylıyor
A saldırmadığını ileri sürüyor, B saldırdığını itiraf ediyor
Öyle ise A suçsuzdur, B suçludur
Ve B'ye Basit yaralama suçundan cezayı'
Ve durum eğer eşe karşı yapılmış ise ceza daha da ağırlaşıyor
Öyle ki tutuklanmaya bile karar verilebiliyor
Yani asıl, gerçek suçlu dışarıya, suçsuz da hapise
Yani örnek ki robotik savcılık türü, ve robotik yargıçlık türü 'Bir insanın yalnızca bileklerinde tırnak izi varsa
Başka hiçbir yerinde bir darp(darb) izi yoksa açık ki saldırıya uğrayan değil saldıran kendisidir' yani ortada
En azından 'Kuşku/Şüphe' vardır yani beraat gerekir
Yani robotik hukukçuluğu da robotik doktorluk gibi robotlar, bilgisayar yazılımıları bile yapabilir
Ki belli ki gelecekte 'Yapay zeka' adı altında bu da olacaktır,
Görülmekte ki robotik yani şabloncu yani ezberci doktorluk türü de, robotik savcılık türü de, robotik yargıçlık türü de
Nesnel verileri de, bilimsel verileri de doğru okuyamamaktadır, doğru yorumlayamamaktadır
Sonuç da 'Kimisi mezara, kimisi de hapise' durumu olmaktadır
Bu nedenle ki tıp bilimine güveniyorum ancak doktorlara güvenemiyorum
Adalete güveniyorum ancak adaleti sağlamakla görevlilere güvenemiyorum
Doktorluk ve hukukçuluk robotların yapabileceği kadar kolay ise üniversitede tıp ve hukuk değil ekonomi okumuş ben bile
Bir elimle hem tamircilik ve doktorluk, bir elimle de hem yazarlık ve hukukçuluk yaparım,
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile değil de dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı
Bir dünya olan siyaset ile yönetilen bu ülkeye yazık
Durum ki siyaset eğer 'Ben onurluyum, gururluyum' diyorsa ülkeden gitmeli
Ve yerini
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinin yönetimine bırakmalıdır
Ya da Atatürk'ün özetle, kısaca dediği gibi 'Ahlak ve bilim'e.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 15.22.22/10.29
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.