26 Ocak 2022 Çarşamba

TAŞIN KÖKÜNÜ YİYİN (ŞİİR)

 İnsanlık almışbaşınıgitmiş(almış başını gitmiş)

Demokrasi, özgürlük, uygarlık, çağdaşlaşmak, insan olmak, medya diye

Çıplaklığa, takıya, dövmeye, deriye, modaya, boşinançlara ve mideye

Gördüm ki

Yemek yayını dolmuş, parasal değer biçilemeyen, gösterişli, havalı televizyonlar

Hayvan belgesellerini bile sollamış, yemek belgeselleri

Türkiye'den, Amerika'ya

Avrupa'dan, Avustralya'ya,

Sanki kırk yıldır aç kalmışlar, kıtlıktan çıkmışlar

Ellerinde kitap ile dolaşacaklarına

Yemek kapları ile dolaşıyor yoksulu, varsılı

Sanki kırk yıldır aç kalmışlar, kıtlıktan çıkmışlar

Ya da yemeği, mideyi, mutfak diye bir yeri yeni algılamışlar

Bilimsellik, felsefe, kitap, vatan, insanca bir dünya ile ilgileri yok

Sanki karınlarında yemek kazanı

Ellerinde kaşıklar, kepçeler ile dolaşıyorlar

Bencillik, sorumsuzluk, nefs düşkünlüğü, pisikopatlık, sosyopatlık

Evrensel dünya kültürü olmuş

Yemek de oyuncak yapılmış, eğlence yapılmış

Yemek yayınları ile eğleniyor insanlar televizyonlardaki

Horoz, pire, boğa, köpek, bebek yarışlarının yanına bir de

Yemek yarışları eklenmiş

Bir yandan da şişkoluğa karşı savaş var nasılsa

Yemek ile, içecek ile, eğlence ile ancak ilkel insanlar

İlkel toplumlar, ilkel hayatlar, ilkel dünyalar, sonradan görmeler

Gökgörmedikler(Gök görmedikler) mutlu olur

İnsan denilen insanca insan ancak bilimin, ahlakın, onurun, ruhun önünde eğilir

Sıçacağı şeyin değil

Güzel yemekler ile insan olunsa

Mide düşünme organı olur idi, beyin değil

Görünen o ki insanlık çağımızda da omuzlarından yukarı çıkamamış

Gel de bu insanlığın önünde

Saygı, sevgi göster; insan diye değil

Bu insanlar yüz bin yıldır yüksele yüksele

Midelerine kadar yükselebilmişler

Kadınlar hamamına ve mutfağa dönmüş yoz televizyonlar

Yaşamak için değil yemek için yaşar olmuş yoz, ilkel insanlar

Sıçacakları şeylerde arar olmuşlar mutluluğu, huzuru, uygar olmayı, başarıyı

İnsan olmayı, akıllı olmayı, güzel olmayı,

Bence insanlık ya bunalıma düşmüş ya da aptallığa

Çünkü bu iki durumda çok artar yemeğe düşkünlük

Üçüncü bir olasılık da var

O da insanlık ruhsal olarak Mağara Dönemi'ne gerilemiş,

Ayıp ya, utanmanız olsun azıcık

Yirmibirinci yüzyılda felsefe, bilim, kitap, ahlak, onur, insanca bir dünya değil

Mağara Dönemi'ndeki gibi yine hep tıkınma derdindesiniz,

Ben dua etmeyi değil de beddua etmeyi çok severim

Çünkü gücüm yok, devlet değilim ki bilimselce eğiteyim

Ben derim ki kuru ekmekden, kuru peynirden başka

Yemek yedirtmeyecek hastalıklara yakalanın dilerim

Taşınkökünü(Taşın kökünü), taşınkökü(taşın kökü) yemeğini de yiyin

Ziftin pekini, ziftin peki içeceğini de için

Doymadı iseniz fırında, tereyağlı, soslu, saman yemeği de yiyin,

Nefsi yoktur hiçbir dinin

Ve dini yoktur hiçbir nefsin

Az, öz, gösterişsiz yer insanı

Gerçek ruhun, gerçek bilimin, gerçek felsefenin, gerçek uygarlığın, gerçek dinin

Üç gün aç kalsam, ben kuru ekmek yer iken siz karşımda ızgara köfte yiyin

Bir lokma verseniz, yer isem

Ağızımdan bir damla su damlar ise

Yemedim diye üzülür isem, insan değilim

Eğilmeyin artık ey insanlar, ayıp, utanın, kendinize gelin, eğilmeyin önünde

Yırtınmayın, insanlığınızdan çıkmayın, kendinizden geçmeyin, oynaşmayın; uğruna, yolunda

Sıçacağınız şeylerin.


Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 1-Temmuz-2012


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.