BİLİNÇLEN TÜRKİYE
Zevkler ve renkler tartışılmasa da yanlışlar ve kötülükler tartışılmalıdır
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez
Dünyaya egemen olmak, ve robotsu bir insanlık ve hayat türü yaratmak istiyor
Bunun için de dünyaya akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı moda türünü yaymakta
Ve akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı kişileri ünlü diye toplumların, ülkelerin
Tepelerine çıkarmaya çalışmakta
Bazıları da bu tuzağa düşmekte
Çünkü mantık zor ve yorucu, nefs ise kolay ve tatlıdır
Bu nedenle ki biri 'Sanat güneşi' diye, biri de 'Diva' diye toplumun, ülkenin
Tepesine çıkarıldı,
Ahlakı umursamayan bir ülke
Mars'a gitse de çökmüş demektir
Çünkü ahlak beyinin, ruhun, insan olmanın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesidir
Oysa bilim ve teknoloji yalnızca nicel zirvesidir
Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi
Atatürk de 'Benim söylediklerimle ya da yaptıklarımla bilimin ya da ahlakın dedikleri çelişirse
Bilime ya da ahlaka aykırı olan söylediklerimi ya da yaptıklarımı değil
Bilimin ve ahlakın dediklerini yapın'ı öğretti
Zaten 'Türk' demek de, 'Dinli' demek de 'Önce ahlak' demektir
Çünkü 'Türk' olmak da, 'Dinli' olmak da erdemli, saygın, onurlu şeylerdir
Bu nedenle ki Atatürk 'Ne mutlu Türküm diyene'
Ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' dedi
Yoksa demezdi
Ancak Türkiye hem kendilerine 'Türk' diyen, 'Dinli' diyen
Hem de ahlaka ve bilime aykırı bir kitle ile dolmakta
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-mantıksız moda türü
Ve Türkiye'nin akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-mantıksız bir dünya olan
Siyaset ile yönetilmesi yüzünden,
Onu ahlaka, bilime, mantığa, Türklüğe, ve dine aykırı olduğu için sevmiyorum,
Konserlerinde, müziklerinde 'Allah, Allah!' diye bağırdı, haykırdı
Sonra da İspanya'daki bir çıplaklar kampından çıktı
Ve 'Hiç mayo kullanmadan yanıyorum., Marbella'da çıplaklar kampında rahatım' dedi
Rahat rahat, hiç utanmadan,
İnsanların yalnızca 'Vicdani red hakkı' değil, 'Ahlaki red hakkı' da vardır ya da olmalıdır bence
Ne sanıyor bu kişi, ve benzerleri kendilerini
Sanatçı mı, ünlü mü, vazgeçilmez mi
Nedir bu mantıksızlık, tutarsızlık, keyfilik, kendinden razılık, kibir
'Canım ne isterse yaparım, sana ne, kime ne, bana ne?' durumu
Oysa herşeyin doğrusu, Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi 'ÖNCE AHLAK' ile başlar,
Cinsiyeti, cinselliği, genleri, hormonları, kalıtımı, doğayı, bedeni, niceliği aşamamış
Bu tür kişileri baştaçı edip kendilerine 'Türk' diyenlere de, 'Dinli' diyenlere de
'Atatürkçü' diyenlere de yazıklar olsun,
Demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı serbestlikler değildir
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı şeylerin yasaklığıdır
'ÖNCE AHLAKÇILIK VE BİLİMSELLİK' demektir,
Anıtkabir ne gezilecek park yeridir, ne mesire yeri, ne merak yeri
Ne eğlence yeri, ne turistik yer
Anıtkabir 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' diyen
Bir toplumu sultanlık keyfiliği yerine
'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' ile
Sultanlardan da üstün birşey ile onurlandıran
Yalnızca 'sayın' değil, ahlaksal ve bilimsel açıdan 'saygın', 'onurlu', 'gururlu'
Bir insanın, bu ülkenin en büyük ulusal önderinin de mezarıdır
Öyle, her isteyen girememelidir
Hele ki Atatürk'ü utandıracak kimseler hiç girememelidir
Türkiye'yi simgeleyen yerlere özellikle ahlaka aykırı kimseler girememelidir
Hele ki 'Özel konuk' olarak ya da gibi hiç girememelidir,
Türkiye'de de, öteki ülkelerde de
Nedir, 'ünlü' diye
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı kişilerin kendilerini birhalt(bir halt) sanması durumu
Kendilerini toplumlarının, ülkelerinin, insanlığın önderleri gibi görmeleri durumu
Bilinmeli ki bilim beyinin, zekanın, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi ise
Ahlak da nitel zirvesidir
Yani ahlakı dışlayıp normal insan da, medeni insan da, doğru insan da olunmaz,
'Önce ahlak ve bilim' demiş olan
'Benim sözlerimle ya da yaptıklarımla ahlakın ya da bilimin dedikleri çelişirse
Benim ahlaka ya da bilime aykırı dediklerimi ya da yaptıklarımı değil
Ahlakın ve bilimin dediklerini yapın'ı öğretmiş olan Atatürk'ün mezarına
Anıtkabir'e ahlaka aykırı kişilerin ya da bilime aykırı ya da Atatürk'e aykırı kişilerin alınması
Hem Atatürk'ü anlamamışlık, öğrenmemişlik durumudur
Hem beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi olan bilime
Beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlaka aykırılık durumu
Hem de Atatürk'e saygısızlık durumu oluşturur
Ancak görülmekte ki ahlaka ve bilime aykırı kimseler sırf 'ünlü'ler diye
Anıtkabir'e de girebilmekte
Cumhurbaşkanlığı makamına da girebilmekte
Atatürk'e aykırı kimseler sırf oy aldılar diye cumhurbaşkanlığı makamına bile oturabilmekte
Ki bu durum akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyasetin
Ve akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan modanın
Ülkeyi getirdiği
Yalnızca 'Ahlak ve bilim' demek olan demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, adalete değil
'Din ahlak ve bilimdir, bunlar olmazsa din de olmaz' diyen, dini tanımlayan Din hadisileri'nin
Tanımladığı dine de aykırılık durumudur
Yani durum ki durum ne demokrasi, laiklik, özgürlük, adalettir
Ne de dindir
Saçmasapan, abuksubuk, mantıksız, tutarsız, uyduruk, yanlış, ve kötü birşeydir,
Ahlaka, dine aykırı giyinen ve yaşayan
Çıplaklar kampına gitmiş olan
Bülent Ersoy Kabe'ye gitti diye Kabe
Muhammed'in mezarına gitti diye Muhammed'in mezarı
Ve İslam dünyası nasıl onurlanmayacaksa, gururlanmayacaksa
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-dindışı bir dünyanın ünlüsü olan Bülent Ersoy
Anıtkabir'e giderse Anıtkabir için de aynı durum oluşacaktır,
Bülent Ersoy isimli yoz ünlü, sözde sanatçı
Hangi mantıkla, hangi hakla Anıtkabir'e gitmiş ki
Bir de yağmur çiseledi diye Anıtkabir'de görevli bir subay
Üstüne görevmiş gibi ona şemsiye tutmuş
Belli ki o subay Atatürk'ün de, 'Türk' olmanın da, 'Din'in de, 'Demokrasi'nin de
'Özgürlüğü'n de, 'Adalet'in de 'ÖNCE AHLAK' demek olduğunu henüz öğrenememiş olmalı
Belki de çağımızın en önemli hastalıklarından biri olan 'Sosyal medyada tıklanmak'
Nefsine kapılmış da olabilir,
Bu durumun nedeni ikidir:
1- Türkiye'nin, Atatürk'ün de istediği gibi 'AHLAK VE BİLİM yerine
Toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu olan
Yani ahlaka da, bilime de, insanlığa da, dine de, medeniliğe de, demokrasiye de
Özgürlüğe de, adalete de, akıl-ruh sağlığına aykırı bir dünya olan siyaset ile yönetilmesi
2- Türkiye'de, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü serbestliği ile ahlakın
Dışlanmış olması durumu
Yani ülkede ahlak dışlanmışsa toplumun tepesine alim, alime kimseler çıkacak değil ya
Bilime, ahlaka, insanlığa, dine aykırı kimseler yerine,
Önerim ki
Ahlak olarak Muhammed'i utandıracak kimseler Kabe'ye
Ahlak olarak Atatürk'ü utandıracak kimseler de Anıtkabir'e alınmasın
Bilime aykırılık neyse de ahlaka aykırılık bağışlanamaz
Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran en nitel, en üstün özelliktir,
Önerim ki
Türkiye biran(bir an) önce siyaset ile yönetilmekten kurtulmalı
Ve Atatürk'ün de, Muhammed'in de istediği gibi 'AHLAK VE BİLİM' ile yönetilmelidir
Çünkü bilim insanlığın ve evrenin nicel zirvesidir, ahlak da nitel zirvesi
Yani ahlaktan ve bilimden başka doğru yol yoktur insan ve insanlık için,
Atatürk'ün
Bülent Ersoy'un duasına gereksinimi yok
Bülent Ersoy kendisi için dua etmeli
Ahlaka ve bilime uygun bir dünyası olması için
Bülent Ersoy, ve benzerileri(benzerleri) hem bu ülkede heryere girememelidir
Hem de heryere giremeyeceklerini öğrenmelidirler
Kibirin de, şımarıklığın da, sorumsuzluğun da, bencilliğin de, yozluğun da
Akıldışılığın da, bilimdışılığın da, ahlakdışılığın da sınırı olmalıdır,
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bu kafa ile gidilirse
Daha neler görülür, daha neler,
Bilinçlen Türkiye, bilinçlen Türkiye
Doğru Türkiye de
Doğru ülke de, doğru dünya da, doğru insanlık da 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' demektir
Muhammed gibi, Atatürk gibi
'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' de
'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' de,
BİLİMSELLİĞE VE AHLAKA EVET
BİLİMDIŞILIĞA VE AHLAKDIŞILIĞA HAYIR
YAŞASIN BİLİMSEL VE AHLAKÇI TÜRKİYE
YAŞASIN BİLİMSEL VE AHLAKÇI DÜNYA.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.1.22/14.49
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.