Faiz dini inançlara aykırı olsa da dine aykırı değildir
Çünkü din yalnızca ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük gibi özellikler değil
Mantık, bilim de demektir
Yani ekonomiye bağlı olan, nefse ya da haksızlığa bağlı olmayan faiz dine aykırı değildir
Çünkü mantıklı şeyler de, bilimsel şeyler de, ahlaksızlık içermeyen
Ya da ahlaksızlık yaratmayacak yararlı şeyler de dine aykırı değildir,
Ekonomi yalnızca kuram(teori) değildir, 'Dene ve gör'dür de
Ancak 'dene ve gör' demek 'deneme-yanılma yöntemi' değildir
Çünkü 'Dene ve gör yöntemi' sonuçu(sonucu) görmek içindir
Oysa 'Deneme-yanılma yöntemi' 'doğru'ya ulaşmak içindir,
Mevduat faizi yükselirse ne olur
Öncelikle, döviz kuruları(kurları) düşer
Bu da ithale dayalı üretimde fiyat düşmesini
Yani enflasyonun düşmesini sağlayabilir
Altın fiyatı da düşebilir çünkü altını olanlar daha çok kazanmak için altınlarını bozdurup
Bankayayatırabilirler(Bankaya yatırabilirler)
Ancak 'Faiz oranı yükseldi' diye kimse sebze, meyva(meyva) alacağı 100 Tl'sini
Faiz için bankaya yatırmaz yani mevduat faizinin yükselmesi tarıma doğrudan etki yapmaz
Sebze-meyva pazarında fiyatı ancak üretim ya da dışalım ya da tüketmeme düşürebilir
Yani faiz oranının yükselmesi ithale dayalı olmayan tarımsal ürünlerde fiyatı düşürmeyebilir
Ancak faiz geliri sağlamak isteyenler tarlalarını, bahçelerini, bağlarını, arazilerini satabilirler
Ancak eğer oralar konut gibi şeyler yapılmak yerine yine üretime devam ederlerse
Sorun olmayabilir
Mevduat faizi yükselirse, fazla konutu olanlar satabilirler
Böylece evsiz olanlar ev alabilirler ancak o evlerde kiracılar varsa kiracılar mağdur olabilirler
Yani mevduat faizinin yükselmesi konut, araba gibi parasal değeri çok olan mallarda
Fiyat düşürebilir
Mevduat faizinin yükselmesi yatırımları engellemeyebilir
Çünkü eğer pazar payı çok yüksekse, faiz oranı yüksek de olsa, %10 kazanç payı bile
Büyük bir kazanç getireceği için, sürümden çok para kazanılacağı için
Kapitalistler bankalardan borç almaktan kaçınmayabilirler
Mevduat faizi yükseldiğinde döviz düşerse turizım(turizm) artabilir
Ancak hiçkimse 'Mevduat faizi yükseldi' diye, tatile vereceği 3-5 bin
Ya da 5-10 bin Tl'sini bankaya yatırmaz,
Mevduat faizi düşerse bankada parası olan insanlar paralarını bankadan çekip
Ve boşta parası olan insanlar da paralarını bankaya yatırmayıp
Döviz, altın, konut, arazi, araba
Bilgisayar, mobilya, beyazeşya, ceptelefonu gibi pahalı tüketim malları almaya koşabilirler
Bu da bunlardaki fiyatı yükseltebilir, eğer dövizle geliyorlarsa dövizi de yükseltebilirler,
Görülmekte ki mevduat faizinin artması günlük tüketime doğrudan etki yapmaz
Yani faizi arttırıp tüketimdeki enflasyonu düşürmek elekle su taşımaya çalışmak gibidir
Ancak dövizin artışı da faizin artışı gibi tüketimi düşürebilir çünkü döviz artarsa dövize bağlı
Şeylerin fiyatları hem doğrudan yani ölçü birimi olarak yükselir
Hem de dövize bağlı maliyeti yükseltip fiyatları yükselteceği için tüketimi düşürebilir
Ülkede, ithal tüketim mallarına aşırı bir talep varsa
Dövizin artması bu talebi düşürebilir
Ve dış borçların önemli bir nedeni de yani döviz açığının önemli bir nedeni de yok olabilir
Yani döviz kuru arttıkça, bir süre sonra tersine yani azalmaya doğru gidebilir ithalat
Azalacağı için ki bu durumda döviz kurunu arttırmak
Döviz kurunu ve enflasyonu düşürmek için bir taktik olarak kullanılabilir ancak bu durumda
Vergi geliri azalabileceği için devlet vergiyi arttırabilir
Yani yalnızca faiz değil döviz de enflasyonu düşürmek için kullanılabilir
Mevduat faizinin artışı doğrudan olarak ancak döviz, altın
İkinciel(ikinci el) konut, ve ikinci el araba gibi alanlarda ucuzlamaya neden olabilir
Yani faizin düşmesi günlük tüketimin enflasyonunda doğrudan etkin olmaz
Günlük tüketimin üretimi %100 yerli ise de hiç etkin olmayabilir
Ve eğer faiz oranı yükseldikçe yatırımlar düşüyorsa ekonomi
Yani talep zaten kötü demektir çünkü ekonomi yani talep iyi ise kaz gelecek yerden
Tavuk esirgemez kapitalist yani çağımız kapitalisti için artık kazanç oranı değil
Toplam kazanç miktarı önemlidir yani örnek ki faiz oranı %5, tüketim oranı %10 iken
Yatırım yapmayabilir de faiz oranı %30, tüketim oranı %50 ise yatırım yapabilir
Bu durumda düşünülmesi gereken şey yapılması gereken şeyin gerekli
Ya da yararlı olup olmadığıdır çünkü durum ki faiz oranı da, döviz kuru da
Tekbaşlarına(tek başlarına) anlamlı değildirler, kaz-tavuk örneği yani,
Yani ekonomide 'Bilmeden birşey yapılamaz' ve 'Görmeden birşey denilemez'.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.11.21/05.47
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.