Durum ki İslamiyet'i Nas(Kuran) ile sınırlamak
İslamiyet'i Nas'a eşitlemek
Müslümanlığı Nas sanmak yanlıştır
Çünkü Kuran Muhammed'edir, Allah'ın Muhammed ile konuşmasıdır
Allah'ın yalnızca Muhammed'e seslenişidir, tüm insanlara değil
Bu nedenle ki Kuran Muhammed zamanında kitap değildi
Eğer Kuran tüm insanlar için olsa idi Muhammed zamanında kitap olurdu
Ve herkese dağıtılırdı
Oysa Kuran Muhammed'ten sonra kitap yapıldı
Muaviye'nin askerlerinin Kuran yapraklarını mızraklarına takmalarının nedeni de
İslamiyet'e değil Kuran'ın kitap durumuna getirilmesine tepkiden dolayı olabilir,
İslamiyet'i Kuran'a eşitlemek, hadisleri önemsememek midir İslamiyet
Örnek ki Kuran'da 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' yazmıyor
Bunu Muhammed söylemiş diye bu söz hiçe mi sayılacak
Ramazan ayı'na bile 'Sultan' demek hak mı olacak
Örnek ki Kuran'da 'Bebekleri ve çocukları öldürmeyin' yazmıyor diye
Öz bebek kardeşlerini yani bebekleri, öz çocuk kardeşlerini yani çocukları bile
Öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanıları baştaçı(baştacı) mı edilecek
Örnek ki Kuran'da 'Gürültü yapan bizden değildir' yazmıyor, bunu Muhammed demiş diye
Ramazan ayı gecesilerinde(gecelerinde) davul çalmak hak mı sayılacak
Örnek ki Kuran'da 'Çarşı Şeytan'ın mescididir'
'Kıyamet öncesi ticaret yaygınlaşacak öyle ki kadın bile kocasına ticarette yardım edecek'
Ve 'Camide ticaret yapanlara, Allah sana kazanç vermesin, de' yazmıyor
Bunları Muhammed söylemiş diye ticaret baştaçı mı edilecek
Ve cami inşaatı ticareti hak mı olacak
Örnek ki Kuran'da 'Ramazan değil Ramazan ayı deyin çünkü Ramazan Allah'ın adlarındandır'
Yazmıyor, bunu Muhammed demiş diye çocuklara Ramazan'ı ad olarak koymak
Doğru mu olacak
Örnek ki Kuran'da 'Din ilimdir(bilimdir), ilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' yazmıyor
Bunu Muhammed söylemiş diye bilime sırt mı dönülecek
Örnek ki Kuran'da 'Kılıç çekmeden, mızrak vurmadan, ok atmadan Allah yolunda bir saat
Durmak göz ucu kadar isyansız altmış senelik ibadetten üstündür' yazmıyor
Bunu Muhammed söylemiş diye Müslümanlar kendilerini savaşa mı adayacak
Fetih ya da gaza gibi adlar altında da olsa başkalarının vatanlarına saldırmak hak mı olacak
Örnek ki Kuran'da 'Vali ihtiyaç sahiplerinin yüzüne kapıyı kapatırsa Allah da gök kapılarını
Onun yüzüne kapatır' yazmıyor, bunu Muhammed söylemiş diye valiler yandaşlık mı yapacak
Örnek ki Kuran'da 'Hakaret etmek haramdır' yazmıyor diye
Müslümanlar hakaret etmek hakkına mı sahip olacak
Örnek ki Kuran'da 'Kim falcıya veya kahine gelip söylediklerini tasdik ederse Muhammed'e
İndirilene küfür etmiş olur; kim kahine gelip de birşey sorarsa kırk gece tevbesi kabul olmaz
Söylediklerinde onu doğrularsa kafir olur' yazmıyor, bunu Muhammed söylemiş diye
Astroloji, medyumluk, falcılık mı yapacak
Örnek ki Kuran'da 'İstanbul'un fethi kıyamet alametidir' yazmıyor
Bunu Muhammed demiş diye
İstanbul'un fetihi bayram mı yapılacak
Örnek ki Kuran'da 'Ziynetin terki imandandır' yazmıyor, bunu Muhammed demiş diye
Müslümanlara ziynet serbest mi olacak
Örnek ki Kuran'da 'Siyaset haram' yazmıyor diye, toplumu birbirlerine düşman siyasi partiler
Halinde bölüp insanları birbirlerine düşman etmek serbest mi olacak
Örnek ki Kuran'da 'Ezanı makamsız' okuyun yazmıyor, bunu Muhammed demiş diye
Ezan da, Kuran da müzik yapıtı(eseri) gibi mi okunacak
Kuran'da 'Vatanın, devletin, milletin malını satmak haramdır' yazmıyor diye
'Özelleştirme' diye vatanın, devletin, milletin gelir kaynaklarını, ekonomisini satmak
Helal mi olacak,
Gelelim faiz konusuna
'Faiz haramdır' diyenler var
Diyelim ki Kuran'ı hiç okumadık ancak mantık var çünkü '-aiz' son eki 'Caiz, vaiz, haiz'
Sözcüklerinde olduğu gibi Arabçada olumsuzluk değil olumluluk içerir
Bu durumda açık ki Kuran'da 'Faiz haram' yazıyor olamaz
Ya da Kuran'ı Arabçadan Türkçeye çevirirken 'Riba' yerine eş anlamlısı sanılıp
'Faiz' yazılmış olabilir
Çünkü faiz '-aiz' son eki içerir, 'Riba' ise faiz türü olmasına karşın faiz değil faizin aşırısıdır
Örnek ki 'Yemek yemek' ile 'Tıkınmak', 'Beslenmek' ile 'Mide düşkünlüğü'
'Yemek yemek' ile 'Yemek yerken ağızı şapırdatmak'
'Fidan' ile 'Ağaç', 'Ağaç' ile 'Orman' arasındaki fark gibi
Bu nedenle ki Arabçada '-iba' son eki 'Aşırılık, fazlalık' belirtmektedir
'Diba: Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş' sözcüğünde de olduğu gibi
Yani 'Kumaş' başka şeydir, 'Diba' başka şey ancak ikisi de kumaştır ancak 'Diba' aşırılıktır
Durum ki Kuran'daki 'Riba' sözcüğü yanlışlıkla 'Faiz' olarak Türkçeye çevirilmiştir
Oysa faiz ve riba köken olarak aynı olsalar da tanım olarak farklı şeylerdir
Riba tefecinin aldığı faizdir, tefeciden alınan faiz değil
Yani günümüzde riba bankaların insanlardan aşırı faiz almasıdır, insanların bankalardan
Faiz alması değil çünkü zaten bankalar insanlara aşırı faiz vermezler
Ancak aşırı faiz alabiliyorlar
Yani 'Riba haramdır' ayeti tefecilere denilmiştir, halka değil çünkü ribayı alan tefecilerdi
Yani hem sultanları, sultanlığı, üstelik de bebek ve çocuk öldürtmüş sultanları baştaçı edip
Hem dine aykırı olan siyaseti yapıp
Hem de insanlara 'Faiz haramdır, biz Nas'a bakarız' demek nasıl birşeydir
Durum ki siyaset hem dine aykırıdır hem de cehalettir,
Durum ki yalnızca Kuran yeterli olsa idi Muhammed'e ne gerek vardı
Demek ki Kuran İslamiyet'i Muhammed'e öğretmek için
Muhammed de Kuran'dan öğrendiklerini ''Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diye insanlara öğretmiş
Yani insanların öğrenmesi gereken, Kuran değil çünkü Kuran Muhammed içindir
İnsanların öğrenmesi gereken temel bilgi 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' tanımıdır,
Durum ki Muhammed dışındaki insanlar için İslamiyet hadislerden başlayıp
Allah'a doğru giden bir yoldur
Muhammed'i, hadisleri dışlayan, yalnızca Allah'a bakan bir dünya değil
Durum ki birileri Sünnilik'i İslamiyet'i ya da Müslümanlığı ya da ülkeyi Batıya
Ya da kendilerine, kendi çıkarlarına ya da kendi cehaletlerine
Ya da kendi nefslerine doğru sündürmek durumu sanmakta
Örnek ki tıp(tıb) öğrenmek için tıp fakültesine gidilir, tıp fakültesinde de öğretmenler vardır
Tıppı öğretmenler öğretir yani öğrencilerin önlerine tıp kitapları koyulup
'Haydi okuyun tıp öğrenin' denilmez
Dini de evrensel nitel dahi Muhammed 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' tanımı ile öğretmektedir
Yani bu tanımı bilmeden ya da bu tanıma aykırı olunup din öğrenilmez
Tıp öğrenirken öğretmenlere sırtdönülmüyor(sırt dönülmüyor) da
Din öğrenirken, dini tanımlayan, Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ne neden sırtdönülüyor da
Yalnızca Kuran'a sarılınıyor
Kuran ilaç gibi ise Din hadisileri de kullanımcası(prospektüsü) gibidir
Kuran harita gibi ise Din hadisileri de pusula gibidir
Siyasete aldanmayın, siyaset Din hadisileri ile kendini düzeltsin önce.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 27.6.22/04.36
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.